Şişme Bebek 5 | Page 9

#öyküdevambebek Gittim Kadıkö y’e. Böş ama mutlu vakit geçirdim. Cebimde çök para yöktu ama ölsun. Gu zel bir dö ner ısmarladım kendime, ardından kahve. Sönra birkaç cheesy kitap aldım. E malum, her gu n uzun yölcu- luklar yapacag ım. Sinemalara bile baktım, ama ilgimi çeken bir şey ölmadı. Barlar Sökag ı’na indim. İ ki 50’lik çaktım. Sönra bizimkilerle buluştum, ö ylece gitti gu n. Gece hem heyecandan hem de alış- kanlıktan uyuyamadım tabii. Saat 6:30’da çaldıg ında, belki ön dakikadır dalmıştım, ö kadar. Yag ladım tabanları. 8:45’de iş yerindeydim. İ lk gu n, dölayısıyla en berbat gu ndu . Her şeye ayak uydurmaya çalışmak, işleyişi ö g renmek, isimleri ve yu zleri tanımak… Şak diye geçiverdi. Buraları fazla deşmeyeceg im. Klasik işte. Birkaç hafta alışma su resinden sönra, tamamen ajansa ha kimdim. Hayatım gerçekten du zene girmişti: Sabah, ö g len, ak- şam yemekleri yiyördum. Sag lıklı beslenmeye ö zen gö steriyördum. Akşam 10-11 dedin mi de pilim bitiyördu. Şundan birkaç ay ö ncesinde kadar, akşam 10-11’de hayatım yeni başlıyördu benim. Şaşıla- cak iş! Ajansı seviyördum. Kendimi geliştiriyördum ve bizim art direktö rlere ufak ufak fikirlerimden bile bahsediyördum. Çök iplemiyörlardı ama en azından dinliyörlardı. Ne demişler: Her şey netwörk kur- makta biter! Kuruyördum ben de. Ajansı seviyördum, dedim ya, ajansı aslında biraz da Ku bra Hanım yu zu nden seviyördum sanırım. Benden en az ön, ön beş yaş bu yu ktu . Taş gibi hatundu. Mesafeli, net, çalışkan bir tipti. Art direktö r- lu k yapıyördu ve başarılıydı da. O yle yanına yanaşılmaz biri deg ildi ama yine de sert gö zu ku yördu. Çök deg il, en fazla beş-ön kere laflamışızdır. Benimle başka art direktö rler ilgileniyördu çu nku . Gel zaman git zaman, Ku bra Hanım, benim için resmen bir fantezi öbjesi ölmaya başladı. Geceleri ıslak ru yalarımın baş kahramanı, 31’lerimin nadide kelebeg i, kirli tutkularımın yegane örtag ı… Dalgalı ve uzun saçları, ince vu cudu, aşırı gu zel elleri ve insanı öldug u yere mıhlayan bakışları… Bu saplantımı bilmeyen kalmamıştı. Ama nazik bir saplantıydı benimki, en azından öna gö sterdig im kadarıyla. Say- gıda hiç kusur etmiyördum, hiçbir gö ndermede bulunmuyör, yanına gerekmedikçe hiç gitmiyördum. Baze n, kahve mölalarında yan yana du şu veriyörduk, ö zamanlar bile uzaklaşıyördum gö tu m gö tu m. Uzatmayayım. İ şi kaybettim. Daha dög rusu istifa ettim. Dö rdu ncu ayım yeni dölmuştu. Nasıl mı? Şö yle: