Şişme Bebek 5 | Page 8

#öyküdevambebek Ertesi gu n, Çag rı daldı ödama. Bö yle bir şeyin ölması imka nsızdır. Çu nku Numan da Çag rı da ve hatta sevgilileri de ve hatta uzaktan arkadaşlarım bile bilir uyandırılınca ne kadar agresif öldug umu. O lu m- kalım zamanlarında dalınır ancak ödama. Zaten genelde kitlerim kapımı. Heyecanla uyandırdı beni ibne: Ulan yavşak, ulan yavşak! Kaptın işi! Çabuk kalk, duşa muşa gir, birazdan gö ru şmeye gidecek- sin! Ne? Ne alaka? Şimdi mi? Ne zaman? Ne? 11’de! Yani u ç saat sönra! Biz U sku dar’ın arka sökaklarındayız, gideceg im yer de Mecidiyekö y’de? Nörmalde iki cihanı birbirine katıp, Çag rı’yı sevgilisinin ö nu nde at gibi sikmem lazım gelirken, yatak- tan nasıl fırladıg ımı ha la bilemiyörum. Duş alırken, ö fırlayışım u stu ne du şu ndu m bile. Uzun zaman- dır beni bö yle heyecanlandıran bir şey ölmamıştı. Oysaki sadece biraz du zen istiyördum, demiştim ya. U stu mu başımı du zgu nce giyindim, attım kendimi dışarı. 11’e 20 kala ajansın ö nu ndeydim. Durdum bir. Dedim kendi kendime: Og lum. Eline yu zu ne bulaştır- ma. En nihayetinde iki kuruş alacak, belki önu bile alamayacak, bir stajyersin sen. Git, adam gibi kö- nuş ve davran, işi al! Hem istedig in gibi hayatın biraz du zene girer ve hem de yeni insanlarla tanışır- sın. Bir sigara yakıp, dölandım binanın ö nu nde. Sigarayı da du zgu n içemedim zaten, içim sıkılıyördu. Ger- gindim. Sönra attım adımımı içeri. Höş geldin beş gittinler, selamlaşmalar, kölay gelsinler falan der- ken, İ K’cı bir kadınla gö ru ştu m: Şö yle şö yle akıllı fikirli, bö yle bö yle çalışkan birini istiyörlarmış. Pa- ra? Para yök. Yöl parası? Nanay. Yemek bari? Hadi yemek var. Kaç-kaç? Saat dökuz iş başı, akşam altı. Ama bazı zamanlar, ekstra mesaiye tabii ki kalınabilecek. Esnek çalışma saatleri, hesabı. Dedim, ta- mam ulan! Köşullar bana uyuyör, ben de size uyuyörsam başlamak isterim. Ajans u stu ne yu klu mik- tarda ö vgu dölu cu mleleri de aldıktan sönra, işi kaptıg ımı sö yledi. İ yi be, hakikaten iyi. Yarın iş başı yapmam gerek. Nörmalde, hafiften de cakam ölsun diye şimdiden başlayacag ımı sö yleyecektim ama sönra caydım. Çıkıp, Kadıkö y’e dö nu p, kendi kendime biraz vakit geçirmek istedim. Uzun zaman sön- ra bir şeye karşı heyecanlıydım çu nku . Ajans da ajanstı, tabii. MAC bilgisayarlar, rahat költuklar, ren- garenk masalar, köcaman kahve makineleri, ötömatlar, parmak izi girişler, SetCard’lar… 7