4. SAÇAKLIZADELER
SAÇAKLI HOCA: Saçaklızadelerin ilk bilinen ve kerametleri olan, Osmanlı İmparatorluğu’ nun üç kıtaya hükmettiği dönemlerde medrese eğitim düzeni üzerine çalışmalarıyla tanınan devrin en önemli âlimlerinden biri idi. Asıl adı Mehmet’ tir. Babası Maraş câmilerinden birinde imamlık yapan Ebu Bekir Efendi’ dir.“ Saçaklı” lakabını ilk olarak bu din âlimi almıştır. Saçaklızade Muhammed Maraşî adıyla birçok risale yazan bu âlimin risalelerinin çoğu, bazı kaynaklara göre İstanbul Süleymaniye Kütüphanesi’ ndedir.
Türbesi halen Gazianteplilerin büyük bir vefa duygusuyla adını verdikleri Saçaklı Mahallesi Ayni Bedrettin Caddesi 29 numaradaki Hüseyin Kargın adlı şahsın ev ve arsası üzerindedir.
Saçaklı Hoca’ nın diğer üç kardeşi Osman, Hasan ve İlyas Efendiler, Fatih’ in Trabzon’ u fethettiği 1461 yılından sonraki yüzyılda Trabzon ve havalisine gelmişlerdir.
Âlim ve derviş ruhlu Saçaklızade Osman Efendi( yaklaşık 16-17 yy.) ve kardeşleri gerek hayatları ve gerekse kişilikleriyle halka örnek olmuşlardır. Bu sebeple bölge halkı, bu şahsiyetlere sahip çıkmış ve onları kendilerinden kabûl etmiştir. Çevresinde çok derin izler bırakan Saçaklızade, Paçan Köyü’ nde vefat etmiş ve köy câmisinin önünde türbesi yapılmıştır. Hâtırasına hürmeten de bu köyün adı Maraşlı olarak değiştirilmiştir.
Merhumun mezar kitabesinde şair Mustafa Cansız‘ ın:“ Of’ a imam-ı İslâm-ı getirdi kemalin menbaı Maraşlı Osman Ne kutsî kudrete malikti hayret, boyun eğmişti bir görmede ruhban Dokuz yüz altmış idi hicri yıl, Onu rahmetlere gark etti Rahman‘’ mısraları yer almaktadır. Manevî büyüklerden Hasan Efendi’ nin mezarı Of’ un Eskipazar Beldesi Kavak Câmii önünde bulunmaktadır. Çaykara’ nın Çayıroba köyünde( Yente yaylasında) bir câminin içinde kardeşlerin en küçükleri olan İlyas Efendi yatmaktadır. Fatih Sultan Mehmet dış fethi, Maraş’ tan gelen Saçaklızade kardeşler ise iç fethi gerçekleştirmişlerdir.
Bu fetihle beraber kadim medeniyetin eserleriyle örtülü bu topraklarda yeni bir nizam çiçek açtı, küçük, mütevazı mabetlerde Allah’ a ibadet edilmeye, Trabzon Kalesi’ nin üstünde başka türlü hasretlerin türküleri söylenmeye başlandı. Ve günün birinde bu toprağın yeni sahipleri içinden gelen gönül erleri Of ve civarına birer muhacir kuş gibi yerleştiler ve insanlara yeni hakikatlerin sırlarını açtılar. Bunlar ledünni hazların, ahiret saadetlerinin, kendisini sevgide tamamlayan ruhun, bir nur tufanı gibi iştiyakın, kendi derinliklerinde Allah’ ı bulan bir murakabenin hakikatleri idi.
Saçaklızadeler, çok bereketli bir devrin büyük insanları; bir vefa uğruna geldiler görev yapıp göçtüler. Onlar, insanlığın içinde bulunduğu bunalımın derin bir karmaşaya doğru çözülemeyen bir hal aldığı dönemde, bu bölgeye saadet getirmişlerdir.
Bütün varlıklarını, ailelerini, çocuklarını, Mekke’ de bırakarak Allah yolunda hicret eden Mekkeli muhacirleri örnek alan Saçaklızade kardeşler; insanlık âleminin ibret levhası konumundadırlar. Trabzon ve havalisinin Türkleşmesi ve İslâmlaşmasında zor şartlarda sıdkın, mertliğin, ahde vefanın, sorumluluk duygusunun, ihlâsın zirvesini bulmuş o güzel insanların büyük hissesi vardır.
İpek Yolu Medeniyetleri 112