Test Drive | Page 94

Kayranlılann hiçbiri plandan şikâyetçi olmadı. Thomas onlann dışan çıkar çıkmaz kendisiyle aynı tepkiyi vermelerini izledi. Nefes almakta güçlük çekiyorlar, gözlerini kısıp umutsuzca bakıyorlardı. Hepsinin de Fare Adam’m söylediklerinin doğru olmamasını, kötü günlerin Labirent’te sona ermesini umduğuna bahse girebilirdi. Fakat kafa yiyen metal toplan ve bu çölü gördükten sonra bir daha hiçbirinin böyle şeyler umut etmeyeceğine emindi. Yola çıkmadan önce bazı düzenlemeler yapmalan gerekiyordu. Yiyecekler ve su poşetleriyle başta yaptıklan bohçalann yansından fazlasını doldurmuşlardı; kalan çarşaflarla da güneşten korunacak­ lardı. Sonuçta her şey, Jack ve YVinston için bile, şaşırtıcı bir şekilde 1 yolundaydı ve sert, toprak zeminde yürümeye başladılar. Thomas nasıl oldu bilmiyordu ama çarşafını Aris’le paylaşıyordu. Belki de onunla birlikte olmak istediğini, Aris’in, Teresa’ya ne olduğunu çözebüeceği tek kişi olabileceğini kabullenmek istemiyordu. Thomas sol eliyle çarşafın ucunu tutuyordu, sağ omzuna da bir bohça atmıştı. Aris sağındaydı; ağır bohçayı her yanm saatte bir değiş­ tirmeye karar vermişlerdi. Şehre doğru adım adım ilerlerken sıcaklık her yüz metrede bir hayatlanndan bir gün alıyor gibi hissediyorlardı. Uzun süre konuşmadılar fakat Thomas sonunda sessizliği bozdu. “Demek daha önce Teresa adım hiç duymadın?” Aris ona sert bir bakış atınca Thomas ses tonunda hafif bir suç­ lama olduğunu fark etti. Ama geri adım atmadı. “Duydun mu?” Aris bakışlarını önüne çevirdi ama şüpheli bir şeyler vardı. “Hayır. Hiç duymadım. Onun kim olduğunu ya da nereye gittiğini bilmiyorum. Ama en azından onun gözünün önünde öldürülüşüne tanık olmadın.” Bu çok sert olmuştu fakat nedense Thomas’ın Aris’i daha fazla sevmesini sağladı. “Biliyorum, üzgünüm.” Diğer sorularını sormadan önce bir süre bekledi. “Siz ne kadar yakındınız? Adı ne demiştin?” 106