j
Labirent: Alev Deneyleri
İnleyerek, elmanın geri kalanını Minho’dan önce bitirdi.
“Sakin ol,” dedi Minho. “Bu şekilde yersen hemen kusarsın. Bir
tane daha var, bu kez yavaş olmaya çalış.”
İkinci elmayı uzattı ve Thomas teşekkür etmeden büyük bir ısınk
aldı. Çiğnerken gücünü yavaş yavaş geri kazandığını hissediyordu.
“Çok güzel,” diye mırıldandı. “Mükemmel. Nereden geldi bunlar?”
Minho bir an için tereddüt etti, ardından konuşmaya başladı.
“Ortak salonda buldum. Bir de... bir şey daha var. Bunlan bulanlar
birkaç dakika önce baktıklarında orada hiçbir şey görmemiş olduk
larını söylüyorlar ama neyse ne, umurumda değil.”
Thomas bacaklarını yataktan sarkıtarak oturdu. “Başka ne bul
muşlar?”
Minho elmasından bir ısınk alıp başıyla kapıyı gösterdi. “Gidip
kendin bak.”
Thomas gözlerini devirdi ve yavaşça yağa kalktı. Kendini hâlâ
güçsüz hissediyordu, tüm iç organlan içine çekilmiş gibiydi ve dik
durmasını sağlayan tek şey kemikleriydi. Fakat en son banyoya gittiği
zamankinden çok daha iyi hissediyordu.
Dengesini sağladığında kapıya doğru yürüyüp ortak alana çıktı.
Daha üç gün önce odada cesetler vardı, şimdiyse Kayranlılar büyük
bir yığından yiyecek bir şeyler alıyorlardı. Meyveler, sebzeler, küçük
paketler.
Fakat odanın karşısındaki tuhaf görüntüyü algılaması zaman
aldı. Duvara tutunup ayakta durabilmek için destek aldı.
Diğer odanın kapısının karşısına ahşap bir masa konmuştu.
Masanın arkasındaysa beyaz takım elbiseli, zayıf bir adam, ayak'
lannı masaya uzatmış, sandalyede oturuyordu.
Ve kitap okuyordu.
58