Test Drive | Page 49

döngüyü yalnızca Teresa’nın söylediği sert cümleleri hatırlamasıyla bozuluyordu. Labirent’ten ve Chuck’ın ölümünden sonra ona umut veren tek şey Teresa’ydı. Ama artık o da yoktu ve yemek yemeden üç gün geçirmişlerdi. Açlık. Perişanlık. Saatine bakmaya bir son vermişti, bu ona sadece ne zamandır yemek yemediğini hatırlatıyordu fakat üçüncü gün öğleden sonra ortak alandan bir uğultu duyuldu. Kapıya doğru baktı, kalkıp ne olduğuna bakması gerektiğini bi­ liyordu ama zihni çoktan yan uyur bir haldeydi. Belki de hayal etmişti. Fakat sonra tekrar duydu. Kendine kalkmasını söyledi. Ama uykuya daldı. “Thomas.” Bu, Minho’nun sesiydi. Zayıf fakat en son duyduğu zamankine göre daha güçlü. “Thomas, dostum, uyan.” Thomas gözlerini açınca bir kez daha uykusunda ölmediğine şaşırdı. Başta her şey bulanıktı ve gördüğünü sandığı şeyin gerçek olduğuna inanamadı. Ama sonra görüntü netleşti, karşısındaki kırmızı yuvarlak sanki cennete bakıyormuş gibi hissetmesine neden oldu. Bir elma. “Nereden...” Cümlesini tamamlayamadı, bir tek kelime tüm gü­ cünü tüketmişti. “Ye hadi,” dedi Minho elmasından bir ısınk alıp. Thomas başını kaldırınca arkadaşının kendi elmasım yediğini gördü. Ardından güçl