Test Drive | Page 48

“Haklısın,” diye cevap verdi Newt ve ayağa kalktı. “Heyecan baş­ layana kadar gidip başkasını rahatsız edeyim. Bir an önce bir şeyler olsa iyi olur, acıktım.” “Ne dilediğine dikkat et.” “Pekâlâ.” Newt yanından uzaklaşınca Thomas arkasına yaslanıp üstündeki ranzanın tahtasına baktı. Gözlerini kapadı ama düşüncelerinin karan­ lığında Teresa’nın yüzü belirince hemen açtı. Bu durumun üstesinden gelecekse onu şimdilik unutması gerekiyordu. Açlık. Sanki içimde bir hayvan tuzağa düşmüş gibi, diye düşündü Thomas. Üç gündür hiçbir şey yememişlerdi ve pençeli bir hayvan midesini kazıyarak dışan çıkmaya çalışıyor gibi hissediyordu. Bunu her saat, her dakika, her saniye hissediyordu. Mümkün olduğunca sık banyoya gidip su içiyordu ama bu, içindeki yaratığı göndermeye yetmiyordu. Hatta onu daha da güçlendiriyor gibiydi. Diğer çocuklar şikâyetlerini dışa vurmuyorlardı ama onlar da böyle hissediyordu. Thomas onların başlan eğik, ağızlan açık bir şekilde her bir adımda bin kalori yakıyormuş gibi yürüyüşlerini izledi. Dudaklannı çok sık yalıyorlardı. İçlerindeki yaratığı sakinleştirmeye çalışırcasma ellerini kannlanna bastınyorlardı. Tuvalete ya da su içmeye gitmedikleri sürece kıpırdamıyorlardı. Onlar da Thomas gibi yataklannda yatıyorlardı. Gözleri çökmüş, renkleri solmuştu. Thomas bunu öldürücü bir hastalık gibi düşünüyordu ve diğer­ lerinin de kendisiyle aynı durumda olduğunu görmek, bunun göz ardı edemeyeceği bir şey olduğunu hatırlatıyordu. Gerçekti. Ölüm kapıdaydı. Huzursuz bir uyku. Banyo. Su. Güçlükle yeniden yatağa yürümek. Geçmişini hatırlatan rüyalan görmediği huzursuz bir uyku. Bu korkunç 56