Test Drive | Seite 41

“Çok akıllısınız,” dedi Tava burnundan soluyarak. “Ama etrafınıza bir bakın. Cesetler yok. Siz ne düşünürseniz düşünün, bir şekilde onlan götürmüşler.” Thomas bu konu hakkında tartışmak, hatta konuşmak bile iste­ miyordu. Ölü bedenler gitmişti işte. Daha tuhaf şeyler de görmüşlerdi. “Hey,” dedi Winston. “Deliler artık bağırmıyor.” Thomas ağırlığını bir ayağına verdi ve dışarıyı dinledi. Sessizlik. “Onlan Aris’in odasından duyamadığımızı sanmıştım. Ama haklısın, artık bağırmıyorlar.” Herkes ortak alanın diğer tarafındaki daha büyük yatakhaneye koştu. Thomas da onlann peşinden giderken pencereden dışandaki dünyaya bakmak için fazlasıyla meraklanıyordu. Önceden dışandaki bağıran ve parmaklıklara yapışan Deliler yüzünden dikkatlice bakj maya korkmuştu. “Yok artık! ” diye bağırdı Minho ve bir açıklama yapmadan oda­ nın içinde kayboldu. [ Thomas yatakhaneye doğru üerlerken çocukların odaya girmeden önce bir anlık tereddüt yaşadıklannı fark etti. Bütün Kayranlılann ve Aris’in girmesini bekledi, ardından onlan takip etti. Diğer çocuklarda sezdiği şaşkınlığı kendisi de yaşadı. Odadaki her şey bıraktıklan gibiydi; bir şey dışında: Pencerelere, demir parmaklıklann hemen önüne kırmızı tuğla duvar çekilmişti, dışanyı göremiyorlardı. Odadaki tek ışık tavandaki panellerden geliyordu. “Cesetleri hızlıca kaldırmış olsalar bile,” dedi Newt, “buraya bu tuğlalan örecek kadar zamanlan olmadığına eminim. Burada neler oluyor?” Thomas, Minho’nun pencerelerden birini açıp parmaklıklann arasından duvara dokunmasını izledi. “Sert,” dedi Minho ve duvara vurdu. 48