ju r r ıc s L s u s n r ıc r
“Yeni gibi görünmüyor bile,” diye mırıldandı Thomas, duvara
dokunurken. Sert ve soğuktu. “Harç kurumuş. Bizi bir şekilde kan
dırdılar işte, hepsi bu.”
“Kandırdılar mı?” diye sordu Tava. “Nasıl?”
Thomas omuz silkti, bir kez daha kendini uyuşmuş gibi his
sediyordu. Hâlâ Teresa’yla konuşabilmeyi diliyordu. “Bümiyorum.
Uçurum’u hatırlasana. Boşluğa atladık ve bir deliğin içinden geçtik.
Bu insanlar daha kimbilir neler yapabüiyorlar.”
Sonraki yarım saatin nasıl geçtiğini bilmiyordu. Thomas da diğer
herkes gibi bir ipucu bulma umuduyla duvan inceledi, odada deği
şen başka bir şey olup olmadığına baktı. Her biri birbirinden tuhaf
birkaç değişiklik vardı. Tüm yataklar toplanmıştı ve Kayranlılann
pijamalar verilmeden önce, oraya geldiklerinde üzerlerinde olan kı
yafetler gitmişti. Şifonyerlerin yeri değişmişti ama bariz bir değişiklik
olmadığı için bazı çocuklar bunun aksini iddia ediyorlardı. İçlerinde
teiniz kıyafetler, ayakkabılar ve çocukların hepsi için dijital saat vardı.
Fakat en büyük değişikliği Minho fark etti; Aris’i buldukları oda
nın tabelasındaki Teresa Agnes, A Grubu, Denek Al, Hain yazısı
değişmişti:
Aris Jones, B Grubu, Denek B1
Ortak
Herkes tabelaya kısa bir göz attı fakat Thomas orada durmuş,
gözlerini yazıdan ayıramıyordu. Thomas’a göre yeni tabela işe resmiyet
kazandırıyordu: Teresa ondan alınmıştı ve yerine Aris gelmişti. Olan
lara hiçbir anlam veremiyordu ve artık bir önemi de yoktu. Yatakha
neye geri döndü ve gece uyuduğu ranzayı buldu -o yatak olduğunu
sanıyordu- uzanıp sanki etrafındaki herkesi uzaklaştırabilecekmiş
gibi yastığı başına koydu.
49