James Dashner
Thomas bunu bir süre düşündü ve onunla hiç de aynı fikirde
olmadığı kanısına vardı. Belki bir zamanlar Teresa gibi düşünüyor
olabilirdi ama artık değil. Ama bunu Teresa’yla tartışmak, yapmak
istediği son şeydi. “Haklı olabilirsin,” diye mınldandı.
“En son ne zaman uyuduk?” diye sordu. “Yemin ederim hatır
lamıyorum.”
Yeniden hiçbir şey olmamış gibi davranmaya başlamıştı. “Ben
hatırlıyorum. Yani benim en son ne zaman uyuduğumu. Başıma mız
rağın ucuyla vurup gaz odasına attığın zamandı.”
Teresa gerindi. “Daha kaç kere özür dilemem gerekiyor? En
azından dinlenmiş oldun. Sen oradayken bir saniye büe uyumadım.
Sanınm iki gündür hiç uyumadım.”
“Yazık sana.” Thomas esnedi. Kendine engel olamamıştı ve yor
gundu.
“Hımm?”
Dönünce Teresa’nm gözlerinin kapandığım, nefes alıp veriş
lerinin yavaşladığını gördü. Hemen uyumuştu. Diğer Kayranlılara
ve B Grubu’na baktı. Çoğu sızmıştı. Minho dışında; güzel bir kızla
konuşmaya çalışıyordu ama kızın gözleri kapalıydı. Jorge ve Brenda
ortada yoklardı ki bu Thomas’ı endişelendirmek bir yana ona oldukça
tuhaf gelmişti.
O anda Brenda’yı ne kadar özlediğini fark etti ama kendi göz
kapaklan da artık kapanmaya başlamıştı, yorgunluk ve bitkinlik
kendisini ele geçiriyordu. Koltuğa iyice yayıldı ve onu daha sonra
aramaya karar verdi. Sonunda mücadeleyi kesti ve bilinçsizliğin tatlı
karanlığına kendini bıraktı.
387