ı^ u u ır c n i. a ı c v ı s c n c y ıt z r ı
Fakat bu düşüncelerini bir kenara itti çünkü yapabileceği başka
bir şey yoktu. Kayaç’ı uçurmayı ya da kontrolü eline alsa bile ne
reye gitmesi gerektiğini bilmiyordu. İSYAN onlan nereye götürürse
oraya gideceklerdi, onlan dinleyecek, kararlan onlann vermesine
izin verecekti.
“Ne düşünüyorsun?” diye sordu Teresa sonunda.
Thomas onun sesli konuşmasına memnun oldu; artık Teresa’yla
telepati yapmak istediğini sanmıyordu. “Ne mi düşünüyorum? Ço
ğunlukla düşünmemeye çalışıyorum.”
“Evet. Belki de bir süreliğine sessizliğin ve huzurun tadını çı
karmalıyız.”
Thomas, Teresa’ya baktı. Değişen bir şey olmamış gibi gelip
yanma oturmuştu. Sanki hâlâ dostlarmış gibi. Thomas buna daha
f
1
\
fazla dayanamayacaktı.
“Hiçbir şey olmamış gibi davranmandan nefret ediyorum.”
Teresa bakışlarını yere çevirdi. “Ben de senin gibi olanları olabüdiğince unutmaya çalışıyorum. Bak, ben aptal değilim. Bir daha
asla eskisi gibi olamayacağımızı biliyorum. Am a yine de yaptıklarımı
değiştirmezdim. Plan öyleydi ve işe yaradı da. Sen hâlâ yaşıyorsun
ve benim için önemli olan tek şey bu. Belki beni bir gün affedersin.”
Thomas bu kadar mantıklı konuştuğu için ondan neredeyse nefret
edecekti. “Benim için önemli olan tek şeyse bu insanları durdurmak.
Bize yaptıkları doğru değü. Benim bu işin ne kadar içinde yer aldığım
önemli değil. Bu yanlış.”
Teresa gerinerek başını koltuğun koluna yasladı. “Hadi ama,
Tom. Hafızamızı silmiş olabilirler ama beynimizi almadılar. İkimiz de
bunun bir parçasıyız ve bize her şeyi anlattıklarında -neden bunları
yaşamak zorunda kaldı I