Labirent: Alev Deneyleri
Metalin taşlar üzerinde çıkardığı ses, Thomas’ı ayaklarının dibinde
yatan çocuğu tekmelemekten alıkoydu. Başını çevirince Teresa’nın
mızrağını aldığını gördü. Bakışları bir anlığına buluştu ve kız saldı
rıya geçti. Thomas kendini korumak için kollarını kaldırdı ama geç
kalmıştı; silahın arka kısmı havada savrulup başının yan tarafına
çarptı. Gözünün önünde yıldızlar uçuşurken bilincini kaybetmemek
için mücadele ediyordu. Yere çarpar çarpmaz ellerinin ve dizlerinin
üzerinde sürünerek kaçmaya çalıştı.
Ama Teresa’nın bağırdığını duydu ve bir saniye sonra mızrak
başma çarptı. Thomas yeniden yere yapıştı; saçlarının arasından akan
ıslaklık şakaklarına indi. Sanki bir balta doğrudan beynine saplanmış
gibi bir acı hissetti. Tüm vücuduna yayıldı ve midesini bulandırdı. Bir
şekilde arkasını dönmeyi başarabildi ve Teresa’mn silahını yeniden
kaldırdığını gördü.
“Odaya gir, Thomas,” dedi kız nefes nefese kalmış bir halde.
“Odaya gir yoksa sana yeniden vururum. Sana yemin ederim bunu,
sen kan kaybından ölene dek yapmayı sürdürürüm.”
Aris kendine gelip ayağa kalktı ve Teresa’nın yanında durdu.
Thomas bacaklarını kaldırıp ikisine de dizlerinden tekme attı.
Teresa ve Aris bağırarak birbirlerinin üzerine düştüler. Bu fiziksel efor
tüm vücuduna yayılan bir acı hissetmesine neden olmuştu. Gözlerinin
önünde ışıklar parladı; her yer dönüyordu. Hareket etmeye çalışırken
inledi, kamının üzerine dönüp ellerini altına aldı. Yerden güçlükle
birkaç santim kalkmıştı ki Aris üzerine çıkıp onu yere yapıştırdı. Çok
geçmeden çocuğun kollan Thomas’ın boynuna dolanmış, sıkıyordu.
“O odaya gireceksin,” dedi Aris kulağına. “Yardım et, Teresa!
Thomas kendinde onlarla mücadele edecek gücü bulamadı. Başına
aldığı iki darbe tüm gücünü tüketmişti; beyninin, ne yapacaklarını
söyleyecek eneıjisi kalmadığı için bütün kaslan hareketsiz kalmıştı324