Test Drive | Page 290

Thomas içinde duyduğu öfkenin yüzüne yansıdığını umarak 0 baktı. Daha önce hiç bu kadar sinirli hissetmemişti; en azından na hatırladığı kadarıyla. “Merhaba desene, A n s,” dedi Teresa. Ardından en kötüsünü yaptı; gülümsedi. “Selam, Tommy,” dedi çocuk arkasından. Bu kesinlikle oydu fakat ses tonu daha önceki gibi arkadaş canlısı değildi. “Yeniden seninle olmak çok heyecanlı.” Bıçağın ucu, Thomas’m sırtına değdi. Thomas sessizliğini korudu. “Eh, en azından bu konuda olgun davranıyorsun,” dedi Teresa. “Beni takip edin; neredeyse geldik.” “Nereye gidiyoruz?” diye sordu Thomas sert bir ifadeyle. “Yakında göreceksin.” Dönüp mızrağını baston gibi kullanarak ağaçların arasından yürüm eye koyuldu. Thomas, A ris’e kendisini itme zevkini yaşatmadan aceleyle iler­ ledi. Ağaçlar kalınlaşıp sıklaşıyordu ve ay ışığı azalıyordu. Karanlık bastmnca ruhu içinden çekiliyormuş gibi hissetti. Sıkbir çalılığın, girişinde duvar görevi gördüğü bir mağaraya ulaştılar. Thomas’a hiçbir şey söylenmemişti; bir an dikenli dalların arasında ilerlerken hemen sonra dağın kenarında uzun, dar bir deliğe gelmiş­ lerdi. İçeride dikdörtgen, yeşü bir ışık yanıyordu ve Teresa çocukların geçmesi için kenara çekildiğinde ışık yüzünden zombi gibi göründü. Aris bıçağını tıpkı bir tabanca gibi Thomas’m göğsüne doğru Atarak onun etrafından dolanıp Teresa’nm karşısındaki duvarın önüne geçti. Thomas bir ona bir Teresa’ya bakmak dışında bir şey yapamıyordu. İçgüdüleri ona bu iki kişinin arkadaşı olduğunu söy­ lemişti. O ana dek. “İşte geldik,” dedi Teresa, Aris’e bakarak. 317