Labirent: Alev Deneyleri
yüzüne çarptı. O alandan geçtiklerinde Teresa, ayın yüzünü aydınlaş
bir yerde sonunda durup ona baktı. Mutsuz görünüyordu.
“Aris’i oldukça iyi tanıyorum,” dedi gergin bir tonda. “Senin h0
şuna gitmeyecek kadar iyi. Labirent’ten önce hayatımın büyük bir
kısmını oluşturmasının yanı sıra onunla da tıpkı eskiden seninle ol
duğu gibi telepati yoluyla konuşabiliyoruz. Ben Kayran’dayken bile
sürekli onunla üetişim halindeydim. Ve bizi sonunda yeniden bir
araya getireceklerini biliyorduk.”
Thomas söyleyecek bir şeyler bulmaya çalıştı. Teresa nın söyledikleri o kadar beklenmedikti ki şaka olduğunu düşündü. İSYANin
başka bir oyunu.
Teresa kollarını önünde birleştirip beklerken onun konuşmak
için çabalamasından zevk alır gibi görünüyordu.
“Yalan söylüyorsun,” dedi Thomas sonunda. “Tek yaptığın yalan
söylemek. Bunun nedenini ya da burada neler döndüğünü anlamı
yorum ama...”
“Ah, hadi ama Tom,” dedi Teresa. “Nasıl bu kadar aptal olabi
lirsin? Başına gelenlerden sonra artık seni ne şaşırtabilir ki? Bizim
le
ilgili her şey saçma bir testin parçasıydı. Ve bitti. Aris ve ben bize
söyleneni yapıp hayatımıza devam edeceğiz. Artık önemli olan tek
şey İSYAN. Hepsi bu.”
“Sen neden bahsediyorsun?” Kendisini daha boş hissedem ezdi.
Teresa onun arkasına baktı. Thomas ince dalların kınlma sesim
duydu ve bir şeküde gururu elden bırakmayarak arkasından yalda
şanın kim olduğunu görmek için dönmedi.
“Tom,” dedi Teresa. “Aris tam arkanda ve elinde büyük bir biÇ ^
2
var. Bir şey yapmaya kalkarsan boynunu keser. Bizimle gelecek81
1
1
ve ne söylersek yapacaksın. Anladın mı?”