50. BÖLÜM
Ağaçlar cansız o labilirdi am a yine de dallan Thomas’m kıyafetlerine
takılıyor, vücudun u çiziyordu. A y ışığında orman beyaz görünüyordu
ve yer yer gölgeler periliym iş hissi veriyordu. Teresa dağın yamacında
hayalet gibi sessizce yürüm eye devam etti.
Sonunda T h o m as kendinde konuşacak cesareti buldu. “Nereye
gidiyoruz? Ve her şeyin bir oyun olduğuna inanmamı mı bekliyorsun
gerçekten? D iğerleri beni öldürmemeye karar verdiğinde neden buna
bir son v erm edin ?”
Fakat T eresa’nın cevabı oldukça tuhaf oldu. Başım hafifçe çevire
rek, “Aris’le tanıştın, değil m i?” diye sordu. Yavaşlamadan, ilerlemeyi
sürdürdü.
Thomas b ir an şaşkınlıkla durdu. “Aris mi? Sen onu nereden
biliyorsun ki? O n un bununla ne ilgisi var?” Kıza yetişmek için aceM e yürüdü. C evabını m erak ediyordu ama aynı zamanda endişe
leniyordu da.
Teresa dalların daha da sıklaştığı bir yoldan ilerlerken hemen
cevap vermedi. B ir dal parçası, Teresa onu ittikten sonra Thomas’ın