Test Drive | Seite 284

îs î+ j u r ıc r olduğuna dair hiç şüphesi kalmamıştı. Belki de hiçbir zaman onun yanında olm am ıştı. "Bunun çok fena olduğunu biliyorum,” dedi Harriet usulca. “Es­ kiden onunla oldukça yakınm ışsın anlaşılan.” Thomas doğruldu ve yavaşça, uzun bir nefes aldı. “Ben... şey... bunun tam tersi olduğunu umuyordum. Teresa’yı bize zarar vermeye zorladıklarını am a onun, beni öpecek kadar kontrollerinden kurtul­ duğunu...” Harriet b ir elini Thom as’m omzuna koydu. “Bize katıldığından beri, senin ona berbat b ir şey yaptığından bahsediyor ama ne yap­ tığını hiç söylem iyor. Şunu söylemeliyim ki sen hiç de bize anlattığı gibi değilsin. Fikrimizi değiştirmemizin asıl nedeni de bu olsa gerek.” Thomas gözlerini kapayıp kalp atışlarını yavaşlatmaya çalıştı. Ardından silkinip yeniden yürümeye başladı. “Pekâlâ. Devamım anlat. Her şeyi duym am gerekiyor.” Harriet yanından ilerliyordu. “Seni öldürmekle ügüi verilen tali­ matların başmda seni çölde yaptığımız şekilde buraya getirmek vardı. A Grubu bizi görem eyinceye dek seni çuvalın içinde tutmamızı bile söylediler. Sonra... şey, büyük gün yarından sonraki gün olacaktı. Dağın kuzey tarafında bir yer varmış. Seni... öldürmek için özel bir yer.” Thomas bir kez daha durmak istedi ama ayaklan hareket edi­ yordu. “Bir yer m i? Bu da ne demek oluyor?” “Bilmiyorum. Oraya ulaştığımızda ne yapacağımızı bileceğimizi söyledi.” Duraksadı ve ardından akima bir şey gelmiş gibi parmaklannı şıklattı. “Kesin bugün oraya gitti.” “Neden? Diğer taraftan ne kadar uzaktayız?” “H içbir fikrim y o k .” Sessizliğe bü rü n ü p yürüm eye devam ettiler. 311