Labirent: Ale v D eneyleri
ne tür bir engelle karşılaşacaklardı. Yoksa kızlar kendisi için başl^
bir şey mi planlamışlardı? Gördüğü rüyalar üzerine kafa yordu am
a
yine de neler olduğunu bir türlü anlayamıyordu.
Harriet, ikisi yan yana gelene dek geriledi.
“Seni çölde bir çuvalın içinde sürüklediğimiz için üzgünüm,” dedi
Thomas loş ışıkta kızın yüzünü gÖremiyordu ama sırıttığını hayal etti.
“Ah, önemli değil, bir süre dinlenmek iyi geldi.” Thomas biraz
esprili ve sıcak olması gerektiğini biliyordu. Kızlara tamamen güven
miyordu ama başka seçeneği de yoktu.
Harriet gülünce Thomas biraz olsun rahatladı. “İSYAN’dan gelen
adam bize seninle ügüi çok net talimatlar verdi. Ama bunu takıntı
i haline getiren Teresa’ydı. Sanki seni öldürmek onun fikriymiş gibi.”
T
Bu, Thomas’ı rahatsız etti ama sonunda bir şeyler öğrenebilme
jj fırsatı yakalamıştı ve bunu kaçırmayacaktı. “Bembeyaz takım elbise
} giymiş, fareden insana dönüşmüş gibi duran bir adam mıydı?”
“Evet,” dedi Harriet hiç tereddüt etmeden. “Senin grubunla da
aynı adam mı konuştu?”
Thomas başını salladı. “Size verdiği... talimatlar neydi?”
“Yolculuğumuzun çoğunda yer altı tünellerinden geçtik. Bu yüzden
çölde bizi göremediniz. Yapmamız gereken ilk tuhaf şey, Teresa’yla
şehrin güneyindeki o yerde konuşmanızdı. Hatırladın mı?”
Thomas’m midesi bulandı. Tüm grup o sırada orada mıydı? “Ee,
evet, hatırlıyorum.”
“Muhtemelen çoktan anlamışsındır ama orada geçenlerin hepsi
bir oyundu. Sana sahte bir güven duygusu aşılamaya çalışma gibi bir
şey. Hatta Teresa bize kendisini nasıl... kontrol ettiklerini ve seni
öpmeye zorladıklarını söyledi. Bu doğru mu?”
Thomas durdu, eğildi ve ellerini dizlerinin üzerine koydu. Nefesi
kesilmişti. Bu, son noktayı koymuştu. Artık Teresa’nın, ona karşı
310