L s u u ifç r u : s u c v L J t n z y ı e r ı
Eğer bunu yapmazsak bizi güvenli bölgeye almayacaklar ve burada
öleceğiz.”
Thomas omuz sükti. “Anlıyorum. Kendinizi kurtarmak için beni
feda edeceksiniz. Çok asil bir davranış.”
Kız uzun bir süre boyunca ona baktı; Thomas bakışlarını kaçırmamak için kendi kendiyle mücadele etti. Sonunda Sonya bakışlanm
çekti ve arkasını dönüp yattı.
Teresa kızgın bir ifadeyle yanlarına geldi. “Ne konuşuyorsunuz?”
“Hiç,” diye homurdandı Harriet. “Sesini kesmesini söyle.”
“Kes sesini,” dedi Teresa.
Thomas imalı bir şekilde güldü. “Susmazsam beni öldürecek
misin?”
Teresa bir şey söylemeden, yalnızca boş bir ifadeyle ona bakıyordu.
“Neden benden bir anda nefret etmeye başladın?” diye sordu
Thomas. “Sana ne yaptım?”
Sonya ve Harriet dönüp onlan dinlemeye başladılar, bakışlan
Thomas ve Teresa arasında gidip geliyordu.
“Sen ne yaptığını biliyorsun,” dedi Teresa sonunda. “Buradaki
herkes de biliyor; onlara her şeyi anlattım. Am a yine de ben, senin
seviyene düşüp seni öldürmeye çalışmazdım. Bunu sırf başka seçe
neğimiz olmadığından yapıyoruz. Üzgünüm. Hayat, çok acımasız.”
Gözlerinde bir parlama mı oldu? Thomas’a ne söylemeye çalışı
yordu? “Sen neden bahsediyorsun? Benim seviyeme inmek mi? Ben
kendi kıçımı kurtarmak için asla arkadaşımı öldürmezdim. Asla.
“Ben de. Bu yüzden, arkadaş olmadığımız için mutluyum.” Ar
kasını dönüp uzaklaşmaya koyuldu.
“Peki, ben sana ne yaptım?” diye sordu Thomas çabucak. “Uzgünüm, hafıza kaybı yaşıyorum; sen de biliyorsun, burada sık sık
görülen bir durum. Hatırlat bana.”
296