Yol boyunca Thomas bazı şeyler de öğrenmişti. Esmer kızın
Harriet’dı ve sürekli onun yanında olan kızılımsı kumral saçlı bey
tenli kızın adı da Sonya’ydı. Tam olarak emin olamasa da Teresa
lene kadar o ikisinin, grubun lideri olduğunu tahmin etti. Tüm yetin
kendilerindeymiş gibi davranıyorlar ama sonunda hep Teresa nın
söylediklerine boyun eğiyorlardı.
“Pekâlâ,” dedi Teresa. “Onu şu ağaca bağlayalım.” İnce gövdeli
meşe ağacını işaret etti, yıllardır cansız olmasına rağmen kökleriyle
kuru toprağa sıkı sıkı tutunmuştu. “Yiyecek bir şeyler vermemiz de
iyi olur yoksa bütün gün sızlanıp bizi uyutmaz.”
Biraz abartmıyor mu? diye düşündü Thomas. Gerçek amacı ne
olursa olsun konuşmaları artık mantıksız bir hal almıştı. Ve Teresa’nın
ona başta söylediklerine rağmen ondan nefret e