James D a sh n er
Sözleri Thomas’ın beynini âdeta uyuşturdu; ne düşüneceğini
bilemiyordu. Alay mı ediyordu?
Teresa onu bırakıp ayağa kalktı. “Pekâlâ, buradan gidelim artık.
Yolda olabildiğince çok taşa çarpmaya gayret edin.”
Thomas’ı esir alan kızlar, onu arkalarından sürükleyerek iler
lemeye başladılar. Sert zeminde sürüklenirken çuval herhangi bir
koruma sağlamıyordu. Canı acıyordu. Sırtını kamburlaştırıp ağırlı
ğını ayaklarına vermeye çalışarak, en kötü darbeyi ayakkabılarının
almasını sağladı. Ama buna uzun süre dayanamayacağım biliyordu.
Teresa onun yanından yürüyordu. Thomas onu çuvalın içinden
seçebiliyordu.
0 sırada Minho
bağırmaya başladı, sesi uzaktan geliyordu ve
yerde sürüklendikçe çıkan ses onu duymasını güçleştiriyordu. Fakat
Thomas’ın duyabildiği şey onu biraz olsun umutlandırmıştı. Anla
şılmaz, kötü sözlerinin arasından Thomas, “seni bulacağız”, “zamanı
geldi” ve “silahlar” sözlerini seçebilmişti.
Teresa, Thomas’m kamına bir kez daha vurarak Minho’yu susturdu.
Thomas toprağın üzerinde bir yığın kıyafet gibi sarsılarak sü
rüklenirken, çölde ilerlemeye devam ettiler.
Thomas yolda korkunç şeyler hayal etti. Bacakları gittikçe güçsüzleşiyordu ve yakında vücudunu yere doğru eğmek zorunda kalacağını
büiyordu. Kanayan ve hiç geçmeyecek yara izlerini düşündü.
Ama belki de bunun bir önemi olmazdı. Zaten onu öldürmeyi
planlıyorlardı.
Teresa kendisine güvenmesini söylemişti. Bunu yapmakta güçlük
Çekse de ona inanmak istiyordu. B Grubu ve o kadar silahla yeniden
ortaya çıktığından beri yaptıklarının hepsi gerçekten de bir oyun
289