LupiTtnı: n.ıev Lseneyıerı
Thomas cevap vermedi; ızdırap içinde sessizce hıçkırdı D
ah
dün her şeyin yoluna gireceğini mi düşünmüştü? Enfeksiyon teda
edilmişti ve yarası iyileştirilmişti, Delilerle dolu şehirden uzaktaydı^
güvenli bölgeye ulaşmak için yalnızca zorlu bir yürüyüş yapacaklardı
Tüm yaşadıklarından sonra bunu tahmin etmeliydi.
“Ciddiyim!” diye bağırdı Teresa, Kayranlılara. “Bir daha uyar,
mayacağım. Bizi takip ederseniz sizi ok yağmuruna tutanz.”
Thomas çuvalın içinden onun, yanında diz çöktüğünü gördü.
Teresa çuvalı kavrayıp çocuğun başmı kendine doğru çekti ve ağ
zını kulaklarına dayadı. O kadar alçak sesle fısıldıyordu la Thomas
ne dediğini anlayabümek için her kelimesine tek tek odaklanmak
zorunda kaldı.
“Zihnimde seninle konuşmamı engelliyorlar. Bana güvenmen
gerektiğini unutma.”
Thomas şaşkınlıkla konuşmamak için kendini zor tuttu.
“Ona ne söyledin?” Bunu, halatı tutan kızlardan biri sormuştu.
“Bundan ne kadar hoşlandığımı bilmesini istedim. İntikamımın
ne kadar hoşuma gittiğini. Bir sakıncası mı var?”
Thomas onun daha önce böyle küstah bir tavırla konuştuğunu
hiç duymamıştı. Ya çok iyi bir oyuncuydu ya da gerçekten delirmeye
başlayıp çift kişilikli biri haline gelmişti.
“Bu kadar eğlendiğine sevindim,” dedi diğer kız. “Ama acele
etmeliyiz.”
“Büiyonım,” dedi Teresa. Thomas’m başmı iki yanından daha
sıkı tutarak sarstı. Ardından ağzını, çuval bezinin üzerinden onun
kulağına yapıştırdı. Yeniden fısıldayarak konuştuğunda Thomas ku
maşın ardından gelen sıcak nefesini hissedebüiyordu. “Dayan. ǰk
yakında bitecek.”
288