Test Drive | Page 245

ı [ “Beş gün, dostum. Ama zaten bu güneşin aJtında hiçbir korum a olmadan dolaşamayız. Konuşacaksın, sonra uyuyacağız, sonra da tüm gece yürüyeceğiz. Başla hadi.” “Peki,” diyen Thomas, yokluğunda onların neler yaptığını m erak etti ama bunun çok da önemi olmadığını fark etti. “Sorularınızı sona saklayın, çocuklar.” Kimse gülmeyince, hatta gülümsemeyince öksü­ rüp aceleyle devam etti. “Beni gelip alan İSYAN’dı. Sürekli bilincimi kaybediyordum ama beni bazı doktorlara götürdüler ve tamamen iyileştirdiler. Bunun olmaması gerektiğini, silahın hiç beklemedikleri bir şey olduğundan bahsediyorlardı. Kurşun, vücudumda enfeksiyona neden olmuş ve sanınm henüz ölmemem gerektiğini düşündüler.” Karşısındakiler boş bir ifadeyle ona bakıyorlardı. Thomas bunu kabullenmelerinin zor olduğunu biliyordu; tüm hikâyeyi anlattıktan sonra bile. “Size duyduklarımı söylüyorum.” Açıklamaya devam etti. Hatırlayabildiği her ayrıntıyı ve başucunda geçen tuhaf konuşmayı anlattı. Beyin modelleriyle ilgili duyduklarını ve Adayları. Değişkenlerle ilgili daha fazlasını. İlk duyduğunda hiçbiri pek bir anlam ifade etmemişti ve şimdi de her şeyi kelimesi kelimesine hatırlamaya çalışırken daha da mantıksız geliyordu. Kayranlılar -ve Jorge ile Brenda- tıpkı kendisi gibi şaşkındı. “Bu her şeyi açıklıyor,” dedi Minho sonunda. “Şehrin her yerin­ deki tabelalarda yazan şeyle bir ilgisi olmalı.” Thomas omuz silkti. “Hayatta olduğuma sevindiğini bilmem ly1 oldu.” “Hey, eğer lider olmak istiyorsan benim için hava hoş. Hayatta olmana sevindim” “Hayır, teşekkürler. Sende kalsın.” 268