Dans ettikleri odaya daha girmeden kokuyu aldı.
Ter ve kusmuk kokuşuydu.
Yerde yatanların bazıları uyuyor, bazıları bir arada kıvrılmış tit
riyor, bazılarıysa ölü gibi görünüyordu. Jorge, Newt ve Aris orada
durmuş, ellerinde bıçaklarla yavaşça etraflarında dönüyorlardı.
Thomas, Tava ve diğer Kayranlılan gördü. Başı hâlâ zonklama
sına rağmen bir anlık rahatlama ve heyecan hissetti. “Size ne oldu'
Neredeydiniz?”
“Hey, bu Thomas!” diye kükredi Tava. “Her zamanki gibi çirkin
ve canlı!”
Newt, Thomas’m yanma gidip ona içten bir gülümsemeyle baktı.
“Ölmediğine sevindim, Tommy. Gerçekten çok sevindim.”
“Ben de.” Thomas tuhaf bir hissizlikle hayatının artık böyle oldu
ğunu fark etti. Birkaç gün görülmeyen kişilerle bu şekilde selâmlaşı
lıyordu. “Herkes burada mı? Nereye gittiniz? Buraya nasıl geldiniz?”
Newt başını salladı. “Hâla on bir kişiyiz. Bir de Jorge.”
Thomas onu soru yağmuruna tuttu. “Barkley ve diğerlerinden
bir iz var mı? Patlamayı yapan onlar mıymış?”
Jorge cevapladı; Thomas onun kapıya çok yakın olduğunu gördü,
elindeki tehlikeli görünen bıçağı Uzun ve Çirkin’in omzundaydı. Ya
nında Atkuyruğu vardı ve ikisi de yerde kıvnlmışlardı. “Onları hiç
görmedik. Hemen kaçtık, onlar da şehrin iyice içine giremeyecek
kadar korkak.”
Uzun ve Çirkin’i görmek Thomas’m paniklemesine neden oldu.
Sanşm neredeydi? Minho ve diğerleri onun silahım ne yapmışlardı?
Odaya göz gezdirdi ama adamı göremedi.
“Minho,” diye fısıldadı Thomas ve yanma gelmesi için başıyla
işaret etti. Newt ve Minho yanma geldiklerinde eğildi. “Kısa saçlı»
sanşm bir adam vardı. Liderleri gibi görünüyordu. Ona ne oldu?
252