Labirent: Alev Deneyleri
olursa olsun bacağına kurşun yemek istemiyordu. Ve adamın bl‘ f
yaptığından da şüpheliydi.
“İlk soru,” dedi Sanşm. “Kimsin sen ve adın neden bu pisl^
şehrin her yerindeki tabelalarda yazılı?”
“Adım Thomas.” Kelimeler ağzından çıkar çıkmaz Sanşın, yü
zünü öfkeyle buruşturdu. Thomas hatasını fark etti ve hızla devam
etti. “Bunu zaten büiyorsunuz. Buraya gelişim çok uzun hikâye ve
inanacağınızdan şüpheliyim. Ama yemin ederim söyleyeceklerimin
hepsi doğru.”
“Sen de bizim gibi Kayaç’ta gelmedin mi?” diye sordu Atkuyruğu.
“Kayaç mı?” Thomas bunun ne anlama geldiğini bilmiyordu am
a
[
başmı sallayıp devam etti. “Hayır. Yaklaşık elli kilometre güneyde
i
bir tür yer altı tünelinden geldik. Ondan önce Düz Geçiş denen bir
i
şeyden geçtik. Ondan önce de...”
ı
mi? Seni vururdum ama bunu uydurmuş olamazsın.”
İ
“Bekle bekle bekle,” dedi Sanşın bir elini kaldınp. “Düz Geçiş
Thomas anlamayarak kaşlannı çattı. “Neden?”
“Böyle bir yalanla kurtulacağım sanıyorsan aptal olmalısın. Düz
Geçiş’ten mi geldiniz?” Adam gerçekten de şaşırmıştı.
Thomas diğer Delüer’e bakınca onlann da suratlannda aynı ifa
deyi gördü. “Evet. Buna inanmak neden bu kadar zor?”
“Düz Geçiş sisteminin ne kadar pahalı olduğu konusunda bir
fikrin var mı? Işıl’dan hemen önce halka gösterilmişti. Yalnızca hü
kümet ve milyarderlerin kullanmaya gücü yetiyordu.”
Thomas omuz silkti. “Çok paralan olduğunu biliyorum ve adam
ona Düz Geçiş dedi. İçinden geçerken hafifçe dalgalanan, gri duvar
gibi bir şey.”
“Hangi adam?” diye sordu Atkuyruğu.
244