Labirent: Alev Deneyleri
“O ateş suyundan biraz daha ister misin?” Konuşan kadındı
Aynı kişi yine güldü.
Thomas sonunda ışığa alıştı ve gözlerini tamamen açtı. Ahşap
bir sandalyede oturuyordu. Bilekleri büyük gri bir bantla sıkıca san
dalyenin kollarına ve ayak bilekleri de sandalyenin ayaklarına bağ
lanmıştı. İki adam ve kadın önünde duruyorlardı. Sanşın. Uzun ve
Çirkin. Atkuyruğu.
“Niye beni dışarıda dövmediniz ki?” diye sordu Thomas.
“Dövmek mi?” diye karşılık verdi Sanşın. Sesi daha önce böyle
boğuk değüdi; sanki tüm gece pistte bağıra bağıra şarkı söylemişti.
“Sen bizi ne sanıyorsun, bir tür yirminci yüzyıl mafya birliği falan
mı? Eğer seni dövmek isteseydik çoktan ölmüştün, sokakta kanlar
içinde yatıyor olurdun.”
“Ölmeni istemeyiz,” diye araya girdi Atkuyruğu. “Bu, etini bozar.
Biz kurbanlarımızı, hâlâ hayattalarken yemeyi severiz. Kan kaybından
ölene kadar olabildiğince yeriz. Ne kadar sulu ve... tatlı olduğuna
inanamazsın.”
Uzun ve Çirkin güldü ama Thomas, Atkuyruğu’nun ciddi olup
olmadığından emin değüdi. İki türlü de korkuyordu.
“Şaka yapıyor,” dedi Sarışın. “Sadece çaresiz kaldığımız durum
larda başka insanları yeriz. İnsan etinin tadı iğrenç.”
Uzun ve Çirkin bir kez daha kıkırdadı. Kıs kıs gülmüyor, kahkaha
atmıyordu. Kıkırdıyordu. Thomas onlann ciddi olduğuna inanmadı;
daha çok akülamun ne kadar... yerinde olmadığından endişelenmiştiSarışın, Thomas’la tanıştığından beri ilk defa gülümsedi. “Yine
şaka yapıyordum. O kadar da Deli değüiz. Ama eminim ki insanlann
tadı güzel değüdir.”
Uzun ve Çirkin üe Atkuyruğu başlarıyla onayladılar.
242