Test Drive | Page 112

Aradaki mesafeyi kısa sürede kapadı. Çakıllı zeminde ayakka­ bısından çıkan sesler sessizliği bozuyordu. Çölün nemli kokusunu ve uzaklardan gelen yanık kokusunu içine çekti ve binanın yanında duran kıza bakarken artık emindi. Belki vücudunun ya da başının şeklindendi. Belki duruşu, kollannı önünde birleştirmesi ve bir yana doğru hafifçe eğilerek kalçasının diğer yana doğru çıkmasıydı. Fakat biliyordu. Bu, oydu. Teresa’ydı. Thomas onun birkaç adım önünde durduğunda loş ışık kızın yüzünü aydınlattı ve kız bir kapıdan içeri girip küçük yapının içinde gözden kayboldu. Uzun, dikdörtgen yapının ortasında hafifçe kalkık çatı vardı. Thomas’ın gördüğü kadarıyla hiç pencere yoktu. Köşelerde büyük, siyah küpler asılıydı; hoparlör olabüirlerdi. Belki de çığlık sesi bunlardan geliyordu, gerçek değildi. Bu, sesi o kadar uzaktan duymalarını açıklardı. Ahşap bir plaka olan kapı sonuna kadar açılmış, duvara dayan­ mıştı. İçerisi dışarıdan daha karanlıktı. Thomas ilerledi. Kapıdan geçerken bu yaptığının ne kadar teh­ likeli ve aptalca olduğunu düşündü. Fakat o, Teresa’ydı. Her ne ol­ duysa, kaybolmasının sebebi her neyse ve Thomas’la zihinden üetişim kurmayı reddetse de kızın, ona zarar vermeyeceğini büiyordu. Asla. İçerinin havası belirgin bir şekilde daha soğuktu, hatta biraz nemliydi. Harika bir histi. Üç adım attıktan sonra durup karanlığı dinledi. Kızın nefes alıp verişini duyabüiyordu. “Teresa?” diye seslendi, onunla zihninde konuşma isteğini bir kenara iterek. “Teresa, neler oluyor?” Teresa cevap vermedi fakat Thomas nefes aldığını ve burnunu Çektiğini duydu; sanki ağlıyordu ve bunu Thomas’tan saklamak is­ tiyordu. 127