“Sence çığlık atan o muydu?” diye sordu Tava. “Dışan çıktığı
anda ses kesildi.”
Minho homurdandı. “Daha büyük ihtimalle birine işkence yapı
yordu. Muhtemelen kız bizim geldiğimizi gördüğünde onu öldürüp
acısına bir son verdi.” Arından elini bir kez çırptı. “Pekâlâ, kim gidip
bu hoş hanımla tanışmak ister?”
Minho’nun böyle zamanlarda bu kadar kaygısız olması Thomas’ı
hayrete düşürüyordu. “Ben giderim,” dedi gereğinden fazla yüksek
sesle. Kızın, Teresa olmasını umduğunu belli etmek istemiyordu.
“Sadece şaka yapıyordum, seni sersem,” dedi Minho. “Hep beraber
gidelim. Küçük barakasında saklanan psikopat ninja kızlar olabilir.”
“Psikopat ninja kızlar mı?” diye tekrarladı Newt, Minho’nun
tavnna kızmaktan çok şaşırmış bir ifadeyle.
“Evet. Hadi gidelim.” Minho yürümeye başladı.
Thomas aniden beklenmedik bir içgüdüyle öne atıldı. “Hayır!”
Sesini alçalttı. “Hayır. Siz burada kalın; ben gidip onunla konuşurum.
Belki bir tuzak falandır. Hepimiz birden aptal gibi oyuna gelmeyelim.”
“Sen tek başına gidince aptal olmuyor musun yani?” diye sordu
Minho.
“Ne olduğunu kontrol etmeden hepimiz gidemeyiz. Ben giderim.
Şüpheli bir şey görürsem ya da bir şey olursa yardım isterim.”
Minho bir süre tepki vermedi. “Peki. Git. Küçük cesur çocuğu
muz.” Thomas’ın sırtına vurunca canı yandı.
“Bu çok saçma,” diye araya girdi Newt öne çıkıp. “Ben de onunla
gideceğim.”
“Hayır!” diye bağırdı Thomas. “Bırak ben yapayım. İçimden bir
ses dikkatli olmamız gerektiğini söylüyor. Bebek gibi ağlarsam gelip
beni kurtarırsınız.” Ve kimsenin karşı çıkmasına fırsat vermeden hızla
kıza doğru yürümeye başladı.
126