“Sen ne söylersen söyle, ben bu gece senden ayrıldım! İster şimdi
defolur gidersin istersen sabah!” dedi bakışlarını bir an bile Selim’in
bakışlarından çekmeden.
“Yoksa ben giderim…” diye ekledi hemen ardından. Selim ona başka
çare bırakmazsa gidecekti sahiden de.
Karşısındaki kadının ağzından dökülenler Selim’i iradesinin sonuna
getirmişti. Sakin kalabilmek için verdiği tüm çaba tükenmişti. Adam
öfkeyle kollarından tutup sarstı kadını.
“Beni terk edebileceğini mi sanıyorsun! Tek cümlelik saçma sapan bir
açıklamayla ve de ben hamile olduğundan eminken… Gidebileceğini mi
sanıyorsun!”
Eğilip kadının dudaklarını öfkeyle öptü. İncinmişliğini kanıtlamak
istercesine incitmekti dudaklarının sert kavrayışının sebebi. Selma
adamın bu hamlesine karşı hazırlamıştı kendini, kalbinin sesini
duymazdan gelip inatla kenetledi dudaklarını ve adamın öpüşüne tepki
vermedi. Kollarını sıkıca kavramış olmasına rağmen çırpınıp biraz
gerilemeyi bile ba