Test Drive | Page 9

Çenemin göğsüme düşmesine engel olamadım. “Ve bana şimdi söylüyorsun, öyle mi?” “Ben de yeni öğrendim.” Cookie’nin alt dudağı titremeye başlayınca göğsüm sıkıştı. En iyi arkadaşımı acı çekerken görmekten hoşlanmıyordum. Yumuşak bir sesle, “Bin” diye emrettim. Ben anahtarları ondan alıp sürücü koltuğuna geçtim, Cookie de ara banın etrafından dolaşıp yolcu koltuğuna geçti. “Şimdi, bana neler ol duğunu anlat.” Cookie söze başlamadan önce kapıyı kapatıp gözlerini sildi. “Mimi geçen hafta beni aradı. Dehşet içindeydi, bana se ninle ilgili bir sürü soru sordu.” “Benimle ilgili mi?” dedim şaşkınlıkla. “Senin... onu yok edip edemeyeceğini merak ediyordu.” Bu işin üzerinde resmen bela yazıyordu. Kaim puntoyla. Büyük harflerle. Dişlerimi sıktım. Son kez birinin yok olmasına yardım etmeye çalıştığımda -bu geçen haftaydıolabilecek en kötü şey olmuştu. “Ona, sorun her neyse, senin yardımcı olabileceğini söyle dim.” Tatlı, ama üzücü bir biçimde abartılı. “Bana onun aradığını neden söylemedin?” diye sordum. “Amcanla bir vaka üzerinde çalışıyordunuz, birileri seni öldürmek istiyordu ve çok meşguldün.” Cookie haklıydı, insanlar gerçekten beni öldürmeye çalış mıştı. Tekrar tekrar. Neyse ki başarılı olamamışlardı. Yoksa çoktan ölmüş olabilirdim. “Ofise gelip seninle baş başa konuşacağım söyledi, ama gelmedi. Sonra, kısa bir süre önce şu mesajı aldım.” Telefonunu bana verdi. Cookie, lütfen bu mesajı alır almaz kahvecimizde buluşalım. Yalnız gel. M