Test Drive | Page 265

peçeteyle kanayan burnunu kuruladı. “Hayatım gözlerimin önünden film şeridi gibi geçtiğinde bu olur.” Sustu ve bir an için dümdüz önüne baktı. “Ve donuma işemiş olabilirim de, olmayabilirim de.” “Haydi, canım.” Cookie kadının ayağa kalkmasına yardım etti, ben de Mimi’nin diğer yanma koştum. Yirmi dolar gibi düşük bir meblağ karşılığında -bu kez Cookie’nin cüzdanından Mimi’yle konuşabilmek için ofislerden birini ödünç aldık. Ufak buzdolabında su ararken, “Ciğerlerin anıma güçlüymüş, kızım” dedim. Burnunun kanaması durunca suyu Mimi’ye verdim. Mimi elini yüzünün önünde sallayarak, “Üzgünüm” dedi. “Sersemlemiştim. Kim olduğunuzu anlayamadım.” “Eh, El Feneri Hayaleti Casper’ın yüzüne yapışmış olmasının da faydası olmadı.” Cookie kaşlarını çattı. “Mimi, bu Charley” dedi. “Aman Tanrım.” Kadın ayağa kalkmaya çalıştı, ama bacakları tutmadı ve Mimi tekrar sandalyeye yığıldı. Elimi uzatıp kadının elini tuttum. “Lütfen kalkma. O kadar özel değilim.” Kadın elimi tutarak, “Duyduklarıma bakılırsa” dedi, “son derece özelsin. Beni nasıl buldun?” Cookie sırıttı. “Bu Charley’nin işi. Sen iyi misin?” Tanışma faslından ve Mimi’nin kimsesizler yurduna düşüşünün sarhoş bir taksiciyle ufak bir yangını konu alan he yecanlı hikâyesiyle geçen birkaç dakikadan sonra hikâyenin daha önemli kısmına, yani Mimi’nin neden kimsesizler yurdunda olduğu sorusuna geçebildik. “Beni burada kimsenin aramayacağını düşündüm, o kadar. Beni bulamayacaklarını düşündüm.” “Mimi” dedi Cookie azarlarcasma, “Warren ve annenler seni merak etmekten deliye döndüler.” Mimi başıyla onayladı. “Bununla yaşayabilirim. Merak