Test Drive | Page 256

yordu. Alaycı alaycı soludum, Cookie de utanarak etrafına baktı. Konuşmuyormuş gibi yaparak dişlerinin arasında n, “Bana mı gülüyorsun?” diye sordu. “Hayır” diye onu temin ettikten sonra tekrar Bogart’a döndüm. “Bebeğim!” Brad başını sipariş penceresinden uzattığında döndüm ve sırıttım. “Bana döndün.” “Doğal olarak” dedim. “Ve açım, yakışıklı.” Çocuğun yüzüne kendinden emin bir tebessüm yayıldı. “Sihirli sözcükleri söyledin, bebek.” Başını içeri çekti ve Tanrı bilir ne pişirmeye başladı. Ama yaratısının resmen sanat eseri olacağından kesinlikle emindim. “Bazen” dedim Bogart’a, “anılarımız özeldir. Ve insanlar geçiş yaptığında anılarını görebilirim. Senin Mimi’yi görmüş, başka herkesin atladığı bir şeyi fark etmiş olabileceğini umuyordum. içimden geçersen anılarını tarayabilir, onu arayabilirim. Ama seni geçiş yapmaya zorlamayacağım.” Bunu zaten yapamayacağımı söylemeye zahmet etmedim. Bogart başını iki yana salladı. “Beni bekleyen biri var di yemem.” “Saçmalama. Herkesi bekleyen biri vardır. Sana söz veriyorum, sen bunu bilmiyor olabilirsin ama biri seni bekliyor.” “Ah, tanıdıklarım var.” Derin derin iç çektikten sonra, “Sakıncası yoksa, sanırım pas geçeceğim” dedi. Kalbim birazcık kırıldı. Onu bekleyen insanlar vardı ve bunu biliyordu, ama kendini geçiş yapmaya değer görmüyordu. Geçmişinde büyük ihtimalle ailesinde ayrılığa yol açan bir şey yapmıştı. Onu ikna edebilmeyi umuyordum. Adam dünyaya bağlı kalmakla neleri kaçırdığını fark etmiyordu. Ama sebepleri vardı. Israr etmeyecektim. Elimi koluna koyarak, “Hazır olduğunda” dedim. Adam