Test Drive | Page 257

aşağı baktı, elimi tuttu ve serin ağzına götürdü. Elime yumuşak bir öpücük kondurduktan sonra ortadan kayboldu. Yenilgiye uğramış bir tavırla Cookie’ye baktım. “Razı olmadı.” “Anılarını görebiliyorsun, öyle mi?” dedi Cookie huşu içinde. Bu noktada onu herhangi bir şeyin neden huşuya sürüklediğini anlayamıyordum. “Görebiliyorum, ama daha önce hiç onları taramaya, özel bir şey aramaya yeltenmedim. Ama sanırım bunu yapabilirim. Denemem gerek. Ve konuşacağım bir kişi daha var.” Cookie’ye fincanını alıp beni takip ederek masalı bölüme geçmesini işaret ettim, iki yanındaki duvarların ke narında bölmeler olan büyükçe odanın orta kısmında bir düzine masa vardı. Işıklar loştu ve kavşağa bakan büyük, dökme camın yanındaki bölmeye fısıldaşmakta olan genç bir çift oturmuştu. Arka taraftaki bir masada, hayattayken uyuşturucu bağımlısı bir fahişe gibi görünen bir kadın oturuyordu. Teninin görünüşüne bakılacak olursa zamanında yeterince metamfetamin kullanmıştı. Sandalyeye, sonra Cookie’ye baktım. Üzüntülü bir sesle, “Üşüyeceksin” dedim. Ama Norma bize şimdiden tuhaf tuhaf bakmaya başlamıştı. Bu kadınla konuşurken Cookie’nin önümde olmasına gerçekten ihtiyacım vardı. Cookie yumurta kabuklarının üzerinde yürür gibi dikkat le adım attı, sonra oturup olduğu yerde büzüldü. Kadın kişisel boşluğunun işgal edildiğini hiç fark etmeden Cookie’nin içinde n geçti. “Bu o kadar çok bakımdan rahatsız edici ki” de di Cookie. “Biliyorum. Kusura bakma.” “Hayır” diye azarladı Cookie beni. “Mimi için bunu bütün gün yaparım. Sen parmaklarını oynatıp sihrini konuştur ve onun nerede olduğunu öğren, yeter.” Sırıttım ve karşısına oturdum. “Tamamdır.”