Test Drive | 页面 254

orada olabilecek başka insanlara tuhaf gözükecek, o yüzden yardımına ihtiyacım var.” “Direğe sarılıp dans etmem gerekmediği sürece...” Kafeye girdik ve içeriyi taradık. Norma gerçekten işinin başındaydı, ama kimin yemek yaptığını göremiyorduk. Çok uygunsuz bir noktada oturan iki müşteri de vardı. Ama onlarla sonra ilgilenecektim. Başımla barı işaret ettim ve Cookie’yle ikimiz oraya ilerle dik. Sinema yıldızım dirsekleriyle bara yaslanmış, bacaklarını bileklerinden birbirinin üzerine atmış, ayakta duruyordu. Ten rengi fötr şapkası ve trençkotuyla tam da kırklardan fırlamış Humphrey Bogart havasındaydı. Adamın görüntüsünün tamamı beni biraz soluksuz bırakmıştı. Cookie de ben de Humphrey’e bayılırdık. Ben adamın yanındaki tabureye geçerken Norma bize yaklaştı. “Hey, canlarım, aradığınız kişiyi buldunuz mu?” Cookie yanıma, ama yanlış tarafa oturdu. Tezgâhın altından ceketini tuttum ve onu etrafımdan dolaştırdım. Üzgün üzgün, “Hayır” dedim, “hâlâ arıyoruz.” Norma cık cıkladı ve bize hiç sormadan iki fincan kahve doldurdu. Ben aslında başım öyle zonklarken kahve içmekten biraz endişeliydim, ama yine de, kahveye hayır demek dünya barışma hayır demek gibi olurdu. Olaya dahil olan herkes şöyle güçlü bir “evet”ten kârlı çıkardı. Biri kahveyi musluğa bağlama fikrini ortaya attığı anda ona destek verecektim. Cookie oturdu, sonra bana kirpiklerinin altından gergin bir bakış attı. “Repliklerini hatırlıyor musun?” diye sordum ona. Cookie kaşlarını çattı, ama bozuntuya vermeyerek başını olumlu anlamda salladı. Gülümsedim. “Güzel, yarınki kostümlü provadan önce hepsini ezberlememiz gerek.”