Test Drive | Page 253

Reyes kaybolduğunda ardında çalkalanan acı bir boşluk bıraktı. Sonra birden aklıma bir fikir geldi. Orospu ya da şey... fahişe. Sinema yıldızı. Bunu niye akıl edememiştim? “Cookie, acele et, uyan.” Onu dişlerini takırdatacak kadar sertçe sarstım, sonra doğruca gardırobuna yollandım. Cookie ok gibi fırladı ve yumruklarını çizgi film karakterleri gibi kaldırdı. Sarsılmış beynim zonklamıyor olsa gülmekten iki büklüm olurdum. Yine de kıkırdamadan edemedim. “Saçların fena dağılmış, kızım.” Cookie saçlarını mahcup bir tavırla düzeltti ve gözlerini kısarak baktı. “Neler oluyor?” “Aklıma bir fikir geldi.” “Fikir mi?” Cookie bana bir dakika boyunca, bir eşofman altı yüzüne çarpmcaya dek dik dik baktı. Kendime engel olamadım. Ne olacaksa olsun diyerek iki büklüm oldum ve kahkahayı patlattım. Bunun sebebi çoğunlukla intikamın soğuk yenen bir yemek olmasıydı. En azından biraz ılımış halde. Cookie yüzündeki eşofmanı çekip uykulu uykulu kaşlarını çatarken, “Daha iyi nişan almak için çalışmalısın” dedi. “Haberin olsun, kusursuz nişan alıyorum.” İkimiz bizi izleyen polisleri atlatmak için utanç verici bir teşebbüste bulunarak arka kapıdan çıkıp Misery’ye ulaşmak için binanın etrafını dolaşırken başım nükleer bir felaketin eşiğinde gibiydi. Kendimi kötü hissediyordum, ama yanımda polislerle dolaştığım takdirde çabucak bir yere varabileceğimden şüpheliydim. Çikolatalı Kahve’nin önüne yanaştığımızda Cookie bana umutlu bir bakış attı. “Bir şey mi kaçırmışız? Yeni kanıtlar mı buldun?” “Pek öyle sayılmaz.” Arabadan inmeden önce Cookie’ye doğru döndüm. “Aklıma bir fikir geldi. Norma ile Brad’e ve