Sözlerim, şenlik havasını pat diye bitiriverdi. “Ne demek
istiyorsunuz?” diye sordu Amador.
“Tamam, bakın, onun hakkında tam olarak ne biliyorsunuz?”
Onlara
ne
kadarını
anlatıp
ne
kadarını
anlatamayacağımı
görmem gerekiyordu.
Bianca cevap vermeden önce altdudağını ısırdı. “Bedenini terk
edip başka yerlere gidebildiğini biliyoruz. Muhteşem bir yeteneği
var.”
“Hapishanedeyken bunu yapardı. O zamana kadar yete neğini
kontrol etmeyi daha iyi öğrenmişti. Artık yeteneğinin onu kontrol
etmesine engel olabiliyordu.”
Yeteneğinin onu kontrol ettiğini hiç bilmiyordum. Bu il ginçti.
Bildikleri ve Reyes’m yeteneğini açık fikirlilikle karşılamaları
yüzünden onlara neler olduğunu daha rahat açıklayabilecektim.
“Reyes, insan bedenine artık ihtiyaç duymadığına karar verdi.”
Bianca’nm güzelim kaşları endişeyle çatıldı. “Anlamıyo rum.”
Koltuğumun en ucuna kaydım. “Vücudunu terk edebildiğini
biliyorsunuz.”
ikisi de başıyla onayladı.
“Eh, hep vücudunun dışında olmak istiyor. Vücudundan
kurtulmak
istiyor.
Vücudunun
kendisini
yavaşlattığını,
sa-
vunmasız bıraktığını düşünüyor.”
Bianca incecik eliyle ağzını kapattı.
Amador öfkeyle, “Neden öyle düşünüyor ki?” diye sordu.
“Kısmen gerzeğin teki olduğu için.” Diğer “kısmen”i onlarla
paylaşmadım. Onlara bütün gerçeği söylemenin anlamı yoktu,
iblislerin gerçekten var olduğunu öğrenmek, hayatlarının içine
edebilirdi. “Fazla zamanı kalmadı.” Amador’a yalvarırcasına
baktım. “Nerede olabileceğine dair hiç fikriniz yok mu? Hiç mi
yok?”
Amador başını üzüntüyle eğdi. “Hayır. Ondan hiç haber
l