almadım.
Uyanıp
hastaneden
çıktığında
kesinlikle
buraya
geleceğini düşünmüştüm.”
Bianca elini adamın elinin üzerine koydu.
“Polisler de öyle düşünmüştü” diye devam etti adam. “Buraya
nöbetçi diktiler, ben de Reyes’m buraya gelerek bizi tehlikeye
atmayacağını fark ettim.”
Yalan söylemiyordu ve elimde hâlâ hiçbir şey yoktu. Ağlamak
istiyordum. Ve oraya buraya tekme atıp biraz bağırmak. Her şey
bittiğinde, Angel’ı öldürecektim. O benim tek araştırmacımdı ve
sokakları cisimsiz bir biçimde tarayabileceğine güvendiğim tek
kişiydi, ama günlerdir ortada yoktu. Onu kovmayı ciddi olarak
düşünüyordum.
“Aklına hiçbir şey gelmiyor mu, Amador?”
Adam gözlerini kapatıp düşüncelere daldı. Gözlerini açmadan,
“O zekidir” dedi.
“Biliyorum.”
“Hayır, gerçekten çok zekidir. Ondan daha büyük bir dâhi
görmedim.” Gözlerini açtı ve bana baktı. “Sence bu evi nasıl
aldık?”
Öylece bakakaldım; sorusu ilgimi çekmişti.
“ikimiz hapishanede birlikteyken piyasayı, hisse senetle rini ve
bonoları
inceledi;
benim
vasıtamla
Bianca’ya
neye
yatırım
yapacağını, parayı ne zaman çekmesi gerektiğini, ne zaman başka
bir şey alması gerektiğini söyledi.”
“Bin dolarımı aldı” dedi Bianca, “ve bizi milyoner yaptı. Okula
dönebildim, Amador da hapisten çıktığında kendi işini kurdu.”
“O bizim her şeyimiz” dedi Amador. ‘Ve sadece bu yüzden
değil.” Eliyle etrafını işaret etti. “Hayatımı kaç kez kurtardığını
bilemezsin. Birlikte hapse girmeden önce bile. O hep yanımdaydı.”
Birden Amador’un birine saldırdığını hayal etmekte zorlanmaya başladım. Adam iyi yürekliydi ve onun birini korur -