Test Drive | Page 226

Amador’un yüzünde çok hoş bir tebessüm belirdi. “Yalnız ca... biz asla...” Karısına baktı. “Biz sizin gerçek olduğunuzu bilmiyorduk.” “Ne demek istiyorsunuz?” “Siz Hollandalı’sınız” dedi Bianca. Lakabımı duyunca kalbim yerinden oynadı. Bana öyle seslenen tek kişi Reyes’tı. “Siz onun rüyalarındaki kızsınız.” “Işıktan yapılma olan” dedi Amador. Rüyalarındaki kız mı? Ölüm meleği olduğumu bilmiyorlar mıydı? Muhtemelen hayır. O bilgi parçacığı ellerinde olsa, beni görmekten o kadar memnun olacaklarını sanmıyordum. Koltukta öne kayarak, “Bir dakika” dedim, “ne rüyası? Rüyasında beni mi görüyor?” Bu iş gitgide güzelleşiyordu. Bianca ağzını kapatıp gülerken Amador. “Durmadan sizden bahsederdi” dedi. “Lisedeyken, bütün kızlar onu nefes almaktan bile çok isterken de konuştuğu tek konu sizdiniz.” “Ama sizi gerçek hayatta hiç görmediğini söyledi, o yüzden sizin gerçekten var olup olmadığınızı bilmiyorduk.” “Yani, haydi ama” dedi Amador. “Işıktan yapılma, güzel bir kız, ha? Bu arada, o kısmı anlamış değilim. Yani, beyazsınız, falan.” Bianca adamın omzuna vurup bana döndü. “Amador’la ikimiz Reyes hakkında daha çok şey öğrendikçe, gerçekten var olduğunuza daha çok inanmaya başladık.” Tek kelimeye odaklanarak, “Demek güzel olduğumu söy lüyordu” dedim. Bianca sırıttı. “Hep öyle derdi.” Vay be! Bu, bütün gün duyduğum en şahane şeydi. Tabii, saat hâlâ erkendi, ama burada olmamın bir sebebi vardı. De ri