Test Drive | Page 224

“Lütfen, içeri gelin. Dışarısı buz gibi.” “Onu öylece içeri mi davet edeceksin?” dedi Amador. “Ya seri katilse? Ya da sapığın tekiyse? Biliyorsun, peşime düşen bir sürü sapık var.” Kadın benden özür dilercesine gülümsedi. “Peşinde kimse yok. Sırf beni kıskandırmak için öyle diyor.” Kadın beni, zeminine her türlü oyuncak saçılmış olan muhteşem bir oturma odasına götürürken sırıtmaktan kendimi alamadım. Kadın ortalığı toplamaya başladı ve “Dağınıklığın kusuruna bakmayın” dedi. “Misafir beklemiyorduk.” “Ah, lütfen, zahmet etmeyin.” Kendimi zaten yeterince kö tü hissediyordum. Amador, “Tabii ki misafir beklemiyorduk” dedi. “Saat sabahın üç buçuğu. Kes şunu.” Kadın içini çekerek kocasının yanma oturdu; itiraf etmem gerekirse onlar da evleri kadar göz alıcılardı. Çok güzel bir çifttiler. “Muhtemelen Amador’un kim olduğunu biliyorsunuzdur” dedi kadın. “Ben de Bianca.” “Ah, özür dilerim.” Kendimi tanıtsam iyi olurdu. “Adım Charlotte Davidson. Reyes Farrow’u hemen bulmam gerek. Be... ben...” Kekeledim, sonra bana ağızları açık halde baktıklarını görerek sustum. Kendisine ilk gelen Bianca oldu. “Pardon, ne diyordunuz?” Kocasına dirsek attı. Tamam. “Hmm, yalnızca...” Amador hâlâ bana dik dik bakıyordu. Bianca elini uzatıp adamın ağzını kapattı. Gerginlikle kıkırdayarak, “Aslında bu kadar kaba insanlar değiliz” dedi. “Ah, hayır, sorun değil. Mesele saçım mı?” Saçımı mahcup bir tavırla düzelttim. “Hayır. Yalnızca... sizi gördüğümüze biraz şaşırdık.”