Test Drive | Page 209

laf alamadım. Diğer çocuklar gibi ondan da karışık sinyaller al dım. Sebebini anlayamadığım bir şekilde, tuhaf davra nıyordu.” Bay Kirsch gerçeği söylüyordu. Ben Hana’nın kayboluşu olayına nasıl karışmadıysam, o da karışmamıştı. “Bazen çocuklar vakamızla hiç ilgisi olmayan, başlarını derde sokabile cek başka şeylerin üstünü örterler. Buna kendi soruşturmalarımda birden çok kez rastladım.” Adam başıyla onayladı. “Ben de. Ama aynı şeyi yetişkinler de yapıyor” dedi sırıtarak. “Evet, yapıyorlar.” Gitmek üzere ayağa kalktık. “Oğlunuzun Senato adaylığı için tebrikler, bu arada.” Adamın gözlerinden yanardöner gurur ışıkları yansıdı. Beni ve kalbimi saran sıcaklık biraz soldu. Ben haklıysam oğlu katildi. Adam gerçeği iyi karşılamayacaktı. Kim karşılardı ki? “Teşekkürler, Bayan Davidson. Yarın oğlum Albuquerque’de konuşacak.” Şaşkınlıkla, “Sahi mi?” diye sordum. “Hiç bilmiyord um. Böyle şeyleri hiç takip edemiyorum.” Cookie çenesini Kıkırdamamaya biraz çalıştım. kaldırıp, “Üniversite “Ben ediyorum” kampusunda dedi. konuşma yapacak.” “Evet, öyle” dedi Bay Kirsch. “Maalesef ben gidemeyeceğim, ama iki gün sonra da Santa Fe’de konuşma yapacak. Ona gitmeyi umuyorum.” Ben de öyle umuyordum. Bu, oğlunun parlayışını son görüşü olabilirdi. Taos’ta yemek Albuquerque’ye yedikten ve döndükten sonra, üç saat süren Cookie’yle yolculukla ikimiz doğruca Garrett’m bize verdiği adrese gittik. Garrett çoktan gelmiş, siyah pikabının içinde bizi bekliyordu. Biz arkasına yanaşırken o da arabadan indi. Garrett’m bu sabah ofisimi aniden terk etmesini gerekti