Test Drive | Seite 205

Garrett bir an çenesini kastı. “Sonra gelsem nasıl olur?” “iyi olur.” Garrett kapıya doğru ağır ağır giderken durup bana baktı. “Cookie’nin Taurus’unun eski sahibiyle görüşeceğim. Bu ak şamüstü evde olacak. Müsait misin?” Cevap vermek için birbirine yapışık dişlerimi ayırdım. “Müsaidim.” “Bilgileri Cookie’ye bırakacağım. Şimdi birine telefon etmem gerek.” Kendime sakinleşmek için bir iki dakika izin verdim ve Garrett’m çıkmadan önce nedense öfkelendiğini fark ettim. Onunki uzak durmamın iyi olacağı patlayıcı bir öfkeydi. Sonradan keyfini kimin bozduğunu öğrenmem gerekecekti. Ofislerimizi birbirinden ayıran kapı açık olduğundan Cookie, “Bay Kirsch bizi bu öğleden sonra bekliyor” diye se slendi. “Karısı şehir dışındaymış, ama bize Hana Insinga vakasıyla ilgili bildiklerini memnuniyetle anlatırmış.” Ayağa kalkıp kapıya yürüdüm. “Orası buradan neredeyse üç saat uzakta. Yola çıksak iyi olur.” “Vaka dosyasını da görmek istediğini söyledi.” “Tabii.” Eşyalarımızı toplayıp dünyanın en güzel yerlerinden birine, Taos, New Mexico’ya yapacağımız yolculuk için kapıya yöneldik. “Garrett’a Sahibe Kadifeçiçeği’nin adresini verdim, bir de kısaltılmış versiyonunu” dedi Cookie Misery’ye binerken. “Ona eposta yollamak, ölüm meleğinin onunla temasa geçmesini neden istediğini öğrenmek istiyor. Ama şimdilik, neşelenmene yardımcı olacaksa yolda sana ayıp fıkralar anlatabilirim.” Kontak anahtarını gülümseyerek çevirdim. “Bir şeyim yok. Kızgınım, o kadar.” “Kızgın olmakta sonuna kadar haklısın. Ben de kızgınım, oysaki kimse bana saldırmadı. Ya da beni kasap bıçağıyla t