Test Drive | Page 203

“Erkek. O...” “Yehova Şahitleri’nden birine benziyor mu?” Cookie gözlerini şaşkınlıkla kırpıştırdı. “Hmm, hayır. Birden Yehova Şahitleri’yle sorunumuz mu oldu?” “Ah, hayır. Hiç de öyle değil. Bu sabah iki tanesinin yüzüne kapıyı kapattım. Peşimden adamlarını göndere bilirler diye düşündüm.” Cookie başını iki yana salladı. “Gelen Bob Amcan.” “Daha da kötüymüş. Ona dışarıda olduğumu söyle.” “Peki, sence şu kadar zamandır kiminle konuştuğumu sa nacak?” “Hem” dedi Bob Amca, Cookie’nin yanından geçerken, “se sini duydum.” Bana azarlayıcı bir bakış attı. “Yazıklar olsun, Cookie’den senin için yalan söylemesini istiyorsun, ha? O Ye hova Şahitleri’ne ne yaptın?” “Hiçbir şey. Onlar başlattı.” Amcam karşıma oturdu. “Dün geceyle ilgili ifaden lazım.” “Merak etme. Çoktan yazdım.” “Aa, öyle mi?” Neşelenerek ona uzattığını kâğıdı aldı. Okurken yüzü düştü. “Bir ses duydum. Kötü bir adam bana bıçak salladı. Eğildim ve boğazını kestim. Son.” Derin bir iç çekti. “Eh, üzerinde biraz çalışılması gerek.” Ben de acı bir sesle, “Ama ben zavallı bir kızım” dedim. “Ne de olsa babamla ikiniz için düzinelerce vaka falan çözmedim. Ne de olsa o güzel, yormamahyım. küçük Değil aklımı mi? ayrıntılar Hiçbir şev gibi çirkin hakkında şeylere hiçbir şey bilmemeliyim.” Amcam uzun bir an çenesini kastı; muhtemelen ofisimden eli boş çıkma ihtimalini hesaplıyordu. İfademi bir dosyaya koyarken, “Bunu daha sonra yapsak nasıl olur?” diye sordu, “iyi olur.” Bob Amca çaldırdı. “Evet?” ayağa kalkarken Cookie hoparlörlü telefonu