Test Drive | Page 201

“Amma iş halletmişsin.” “O da Warren’la aynı şeyleri anlattı. Kocası bunalımdaymış. Kadm onun sürekli endişeli olduğundan, ona çok tuhaf bir şey söylediğinden söz etti.” Kaşlarımı soru sorarcasına kaldırdım. “Adam ona bazen günahlarımızın affedilemeyecek kadar büyük olduğunu söylemiş.” “Ne halt etmiş bunlar?” diyerek sesli düşündüm. Cookie başını iki yana salladı. “Ha, kadın ayrıca Warren’la aynı şeyi düşünmüş. Kocasının başkasıyla birlikte olduğunu. Hesaplarından büyük kocasının başkasıyla Cookie’ye alaycı olmaması, söyledi. Kadını, ilişkisi olmadığına dair temin meblağlar ettim.” alaycı kimseyle baktım. ilişkisi çekildiğini “Sırf olmadığı Mimi’yle ilişkisinin anlamına gelmiyor.” “Biliyorum, ama kadının durumu çok kötüydü. Daha fazla acı çekmesini istemedim. Adamın kimseyle ilişkisi yoktu. Bundan eminim. Kötü durumlardan bahsetmişken, sen nasılsın?” diye sordu ve kaşlarını endişeyle çattı. “Kötü durum mu?” diyerek gücenmiş gibi yaptım, “iyiyim. Güneş parlıyor, uhu parçalarımı tut uyor. Bir kız daha fazla ne isteyebilir?” “Dünyayı ele geçirmeyi?” diye önerdi Cookie. “Eh, tabii, o da var. Bugün Amber’la konuştun mu?” Cookie derin derin iç çekti. “Anlaşılan kızım bu hafta sonu babasıyla kamp yapmaya gidiyor.” “Ne güzel. Kamp yapmak eğlencelidir” derken neşeli bir sesle konuşmaya dikkat ettim. Bu düşüncenin arkadaşımı neden üzdüğünü biliyordum, ama konuşmak istemedim. Amber babasıyla kaldığında Cookie biraz bunalıma girerdi. Aslında cuma geldiğinde bu değişecekti. Ama şimdi mutluluk dozu hafta sonundan sonraya kalmıştı. Onun ne hissettiğini biliyordum. “Sanırım” dedi ifadesiz bir sesle