Test Drive | Page 193

ce üzerimden attığımı sanıyordum. Anlaşılan atamamıştım. “Öyle bir hareket etti ki. O...” “İyi eğitim almış bir özel dedektif gibi miydi?” diye sözünü kesti Ubie. Babam gözlerini kırpıştırdı, başka bir şeye odaklanmaya çalıştı, ama gözleri tekrar tekrar benimkilere kayıp duruyordu ve bakışlarında binlerce soru vardı. İlkyardım görevlileri Balık Adam’ı sedyeyle dışarı çıkarıyorlardı, hareketleri kesin ama hızlıydı; adamda pek kan kal mamış olmalıydı, ikinci bir ekip de babamla etrafımızı sardı. Biri Tehlike ve Will Robinson’ı dürtmeye başlayınca, etime saplanmış bir bıçakla eğildiğimde göğsümde uzunca bir kesik açılmış olduğunu fark ettim. Bir dahaki sefere eğilmeden önce bıçağı çıkaracaktım. “Dikiş gerekecek” dedi ilkyardım görevlisi. Neyse ki Cookie o anda polis bariyerini aştı ve beni hastaneye götürdü. Babam, bu işten sağ salim sıyrılacağımı bildiğini söylerken ne demek istemişti? Ben saldırıya uğrarken yüzünde beliren korkulu ifade, öyle bir şeye inanmamı engelliyordu. Ama cümleyi öyle bir söylemişti ki, neler olacağını olay olmadan çok daha önce hesapladığını sanırdınız. Bir de yüzündeki ifade vardı. Bana daha önce hiç öyle bakmamıştı. Bu ifade, üvey annemin birbirimizi her görüşümüzde yüzüne yerleştirdiği ifadeye rahatsız edici derecede benziyordu. Ama içimi kemiren tek şey bu değildi. Reyes hayatımda ilk kez, hayatımı kurtarmaya gelmemişti. Bu da ya çok öfkeli ya da ölü olduğu anlamına geliyordu. Uzun bir bekleyişten sonra, her yerim birbirine süper ya pıştırıcıyla -gerçi doktor ona cerrahi bant demiştitutturulmuş halde Acil Servis’te oturdum. Kesiklerim şimdiden iyileşiyor gibiydi ve bu doktorlar ile hemşireleri şaşırtmıştı. Bu yüzden dikiş atılmamıştı. Yalnızca süper yapıştırıcı.