Test Drive | Page 175

Kapıyı tekmeleyerek kapattı. "Mum ışığında daha da güzeller," dedi, bizi ima ederek. "Yüce Tanrım, Henry düşündükçe deliriyor olmalı, birine sahip oldu, diğerine de sahip olmak istiyor ama şimdi ikisine de dokunamıyor." Anne kralın bir zamanlar sevgilim olduğunun hatırlatıl-masından hiç hoşlanmıyordu. "Kral sadece benimle ilgileniyor." George bana dönüp gözlerini yuvarladı. "Şarap?" Hepimiz birer kadeh aldık, George ateşe bir kütük daha fırlattı. Kapının diğer tarafından bir fısıltı geldi. George bir anda ayılıp hızla kapıya gitti ve savurarak kapıyı açtı. Jane Parker kapının arkasında anahtar deliğinden bizi izliyordu ve kapı açılır açılmaz doğruldu. "Sevgili karıcığım!" dedi George şeker gibi bir sesle. "Yatağına gelmemi istiyorsan gizlice kız kardeşlerimin odasına süzülmene gerek yok, söylemen yeterli." B'OLEYN KIZI ¦ 477 Jane saç diplerine kadar kıpkırmızı oldu, bakışları ağabeyimden yatakta geceliği çıplak omuzlarından aşağı düşmüş Anne'e, sonra geceliğimle ateşin başında oturan bana kaydı. Bize bakışı öyle tuhaftı ki, olduğum yerde kasıldım. Kadın nedense sanki yanlış bir şeyler yapmışım gibi kendimden utanmama neden oluyordu. Sanki bizim kirli işlerimiz vardı ve bunlara ortak olmak istiyordu. Sanki kirli çamaşırlarımızı öğrenip o da bize katılacaktı. "Kapının önünden geçiyordum ve birtakım sesler duydum," dedi beceriksizce. "Birilerinin Leydi Anne'i rahatsız ediyor olmasından korktum. Leydi hazretlerinin iyi olup olmadığını öğrenmek için tam kapıya vurmak üzereydim." "Kapıya kulağınla mı vuracaktın?" diye sordu George şaşkın bir ifadeyle. "Yoksa burnunla mı?" "Aman boş ver, George," dedim aniden. "Bunda kötü bir şey yok, Jane. George bizimle bir şeyler içip bize iyi geceler dilemeye gelmişti. Birazdan odana gelecek." Jane araya girmemden hoşnut olmuş gibi görünmüyordu. "İsterse gelir, istemezse gelmez," dedi. "İstediği buysa bütün geceyi burada geçirebilir." "Çekil huzurumdan," dedi Anne, lafı hiç uzatmadan. Sesi Jane'le tartışarak kendini küçültemeyeceğini ifade ediyordu. George itaatkâr bir tavırla ona dönüp reverans yaptı ve zeki bir tavırla kapıyı karısının suratına kapattı. Arkasını dönüp sırtını kapıya yasladı ve kadının duyacağını hiç umursamadan bir kahkaha patlattı. "Küçük yılan!" diye haykırdı. "Mary'ciğim onu hiç umursama. Anne'i taklit et: 'Çekil huzurumdan.' Yüce Tanrım! Şahaneydi. 'Çekil huzurumdan.'" Ateşin başına geri gelip kadehlerimize şarap doldurdu. İlk kadehi bana, ikincisini Anne'e uzattı, sonra kendi kadehini alıp tokuşturmak üzere havaya kaldırdı. 478 ¦ Philippa Gregory Anne kadehini kaldırmadı ve ona gülümsemedi. "Bir dahaki sefere," dedi, "önce benim kadehimi vereceksin." "Efendim?" dedi George şaşkın şaşkın. "Şarap koyuyorsan, önce benim kadehime koyacaksın. Benim odamın kapısını açtığında ziyaretçi kabul edip etmeyeceğimi bana soracaksın. Ben kraliçe olacağım, George, kraliçeye nasıl hizmet etmen gerektiğini öğrenmelisin." George Avrupa'dan eve ilk gelişinde yaptığı gibi ona parlamadı. Bu kısacık sürede bile Anne'in ne kadar güçlü olduğunu anlamıştı. Anne dayısıyla ya da sarayda müttefiki olabilecek herhangi bir erkekle tartışmaktan çekinmiyordu. Kral onun emrinde ve hizmetinde olduğu sürece kimlerin ondan nefret ettiği umurunda bile değildi. Ve canının istediği h W"