George uzanıp onu bir kez daha öptü. Anne gözlerini kapattı, gülümsedi, sonra dudakları
aralandı. Ağabeyimin ona iyice yanaşıp elini Anne'in çıplak omzuna kaydırışını, sonra ensesini
okşayışını seyrettim. Büyülenmiş gibi ama aynı zamanda dehşet içinde, George'un ellerinin
ablamın pürüzsüz saçlarının arasına dalıp öperken başını geri çekişini izledim. Anne o sırada
hafifçe iç çekerek gözlerini araladı. "Yeter," dedi. George'u yavaşça yataktan itti. Ağabeyim
ateşin yanındaki yerine geri döndü ve hepimiz bu kardeşçe bir öpücükten öte bir şey değilmiş
gibi davrandık.
Ertesi gün Jane Parker her zamankinden daha kendine güvenli görünüyordu. Bana gülümsedi,
Anne'in önünde reverans yaptı ve Anne kralla yürüyüş yapmak üzere nehrin kenarına giderken
ona başlığını uzattı.
"Bugün canınızın sıkkın olacağını sanıyordum, leydim."
Anne başlığı aldı. "Niyeymiş o?"
"Haber yüzünden," dedi Jane.
"Ne haberi?" diye sordum, Anne meraklanmış gibi görünmesin diye.
Jane bana dönüp cevapladı ama yan gözle Anne'i süzdü. "Northumberland Kontesi Henry
Percy'yi boşuyormuş."
Anne bir an sendeledi, yüzü bembeyaz oldu.
"Öyle mi!" diye haykırdım, ilgiyi Anne'in üzerinden kendi üzerime çekebilmek için. "Skandala
bak! Neden boşuyormuş ki? Ne garip bir karar! Ne büyük hata."
Anne kendini topladı ama Jane onu izliyordu. "Neden mi," dedi ipek gibi bir sesle. "Kadın
evliliklerinin baştan beri geçerli olmadığını söylüyor. Kendisinden önce birinin
480 ¦ Plıilippa Gregory
araya girdiğinden bahsediyor. Söylediğine göre adam baştan beri sizinle evliymiş, Leydi Anne."
Anne başını kaldırıp ona gülümsedi. "Leydi Rochford, bana gerçekten en olmadık bağlantıları
yakıştırıyorsunuz. Ve bunun için en uygunsuz zamanı seçiyorsunuz. Dün gece kapımda saklı
saklı odamı dinliyordunuz, şimdi de kurtlanmış bir köpek leşi gibi berbat haberlerle dolusunuz.
Northumberland Kontesi evliliğinde mutsuzsa, eminim hepimiz onun adına üzülürüz."
Nedimeler hoşgörüden ziyade açgözlü bir merakla mırıldandı. "Ama Kontes Henry Percy'nin
benimle sözlü olduğunu iddia ediyorsa, bu ne yazık ki doğaı değil. Her iki koşulda da kral beni
bekliyor ve siz geç kalmama sebep oluyorsunuz."
Anne başlığını kendi bağlayıp eteklerini sürüyerek odadan çıktı. Hepsi peşinden gitmesi
gerekirken sadece iki üç nedime onu izledi. Diğerleri geride kalıp skandalla ilgili daha fazla
haber edinmek için Jane Parker'ın etrafına üşüştü.
"Jane, eminim kral Leydi Anne'e eşlik ettiğini görmek ister," dedim haince.
Anında harekete geçti, Anne'in peşinden odadan ayrıldı ve diğerleri onu izledi.
Ben de eteklerimi toplayıp okul çocukları gibi dayımın
odalarına koştum.
Daha akşamüzeri erken saatler olmasına rağmen dayım masasının başındaydı. Bir kâtip
kolunun dibinde durmuş, o söylüyor katip yazıyordu. Ben başımı kapının aralığından içeri
soktuğumda dayım kaşlarını çattı, sonra eliyle içeri gelmemi ve beklememi işaret etti.
BOLEYN KIZI ¦ 481
"Ne oldu?" diye sordu. "İşim var. Şimdi Thomas More'un kralın kraliçeye karşı tavrından
hoşnut olmadığını duydum. Hoşnut olmasını zaten beklemiyordum ama aklının duygularını
yenebileceğini umut ediyordum. Thomas More'un aleyhimizde okluğunu açıkça beyan
etmemesi için bin tacı feda ederim."
"Başka bir şey için geldim," dedim. "Ama önemli bir şey."
Dayım eliyle kâtibe dışarı çıkmasını işaret etti.
"Anne mi?" diye sordu.
Başımla onayladım. Artık bir aile şirketiydik ve Anne satıştaki malımızdı. Dayım ona
söylememe gerek kalmadan biliyordu ki, akşamüzeri koşarak onun odalarına geliyorsam bu,
satışlarımızda kriz yaşanıyor anlamına geliyordu.
"Jane az önce Northumberland Kontesinin Henry Percy'yi boşamak üzere başvuruda
bulunduğunu söyledi," dedim telaşla. "Dediğine göre kadın adamın evlenmeden önce Anne'le
ilişkide bulunduğunu söylüyormuş."
"Kahretsin," diye küfretti dayım.
"Biliyor muydunuz?"