Neyse, döndükten sonra çok zengin ve ünlü kişilerin bodyguard’lık işlerini alan
özel bir ajansta−ki sahibi Ertuğrul Bey de babamın meslektaşlarından birisi olur−işe
başladım.
Kazancı mı? Ah, hiç sormayacaksınız sandım! Şöyle söyleyeyim; beş yıldır bu işi
yapıyorum ve daha üçüncü yılımda Beşiktaş’ta, mütevazı ama tamamen bana ait bir
dairem oldu. Şimdi ise banka kredisiyle aldığım hayallerimin arabası olan−ikinci el olsa
da−sarı bir Porsche Boxster S’e biniyorum!
Beni kınadığınızı duyar gibiyim aslında. Arabamın fazla pahalı olduğunu
düşünüyorsunuz, değil mi? Ama başka ne yapabilirim ki? Onu galeride gördüğüm ilk gün
âşık oldum! Ve açıkçası, geçimimi böylesi tehlikeli bir işle sağlarken ve daha ne kadar
yaşayacağımı bile bilmezken, neden kazandığım her kuruşu hayallerimi gerçekleştirmek
için kullanmayayım?
Bunu yaptım. Evet. Artık maaşımın büyük bir kısmını her ay bankanın eline
sayıyorum ve tabii ki benzincinin de… Ama söylesenize, hangi aşk insana bedel
ödetmiyor ki? Ve bence bu aşk, ödediğim bedele sonuna kadar değen türde.
Ayrıca da bunu hak ediyorum, çünkü biliyorum ki yaptığım işte en iyisiyim.
Okulda öğretilen, jiujitsu yakın dövüş dalında siyah kuşak sahibiyim ve bomba eğitimi,
defansif araç sürüşü, silah kullanma ve uzun menzil atış teknikleri, elektronik güvenlik
sistem çözümleyicileri gibi bir sürü yakın koruma konularında da deneyim ve bilgi
sahibiyim. Ama bütün bunların dışında, beni işimde asıl popüler ve aranılan kişi yapan
şey, ilk görevimde karşılaşt