Sessizlik, dolunay ıĢığı altında bir fok gibi göbeğini buzda oynatıyor, kollarını da
adeta fokun paletleriymiĢ gibi hareket ettiriyordu. Crozier ise onu ĢaĢkınlıkla izliyordu.
Daha fokun kafası delikten görünmeden kız kolunu hızla hareket ettiriyor ve sonra bileğine
uzun bir iple bağlı olan zıpkını geri çekiyordu. Diğer uçta da ölü bir fok balığı oluyordu.
Bu karanlık gece-günde izlenecek tek Ģey fokun nefes deliğiydi ve Crozier saatlerce
oturup Sessizlik'in belli belirsiz delik üstündeki bekleyiĢini seyretti. Her yarım saatte bir,
yavaĢça boynuz çubuklarını alıyor ve üzerinde üç kuĢ tüyü olan yaklaĢık yirmi beĢ
santimetre uzunluğunda eğik bir alet çıkarıyor ve nefes deliğinin üzerindeki buzda hafifçe
cızırdatıyordu. Crozier bu sesi birkaç adım öteden bile duyamıyordu ama fok oldukça iyi
duyuyordu ve yüzlerce metre uzaklıktaki bir baĢka nefes deliğinde olsa bile er geç
merakına yenik düĢüyordu.
Öte yandan, Crozier hâlâ Sessizlik'in foku nasıl görüp de zıp-kınladığını
anlayamıyordu. Belki yazın güneĢ ıĢığının altında, ilkbahar sonlarında veya sonbaharda
hayvanın buzun altındaki gölgesi görülebilirdi; ama o küçük nefes deliğinin altında görünen
burnu... Yıldızların aydınlattığı bir gecede onu görebilmek mümkün müydü? Kızın uyarı
cihazı titreĢtiğinde, fok geri dönecek ve daha derine dalacaktı. Fok yükselirken kokusunu
mu alıyordu? Onu baĢka bir biçimde mi hissediyordu?
Yarıya kadar donmuĢtu. Dik oturmak yerine geyik derilerinin üzerinde uzanmaktan
olacak. Sessizlik'in küçük kemik-ve-tüy göstergesi titreĢirken Crozier uyuklamıĢ olmalıydı.
Kız hareketlendiği zaman birkaç dakika uyanık kalıyordu. Zıpkını dipçiğinden
kaldırıyor ve Crozier'ın uyanmasından daha kısa bir süre içersinde onu yeniden nefes
deliğine fırlatıyordu. Sonra kaykılıp buzda kaybolan kalın ipe asılıyor ve onu çekiyordu.
Crozier ayaklarıyla mücadele ediyordu; sol ayağı çok fena ağrıyor ve ağırlığını
taĢıyamıyordu. Topallayarak kızın yanına geldi. Fok avındaki en can alıcı anlardan biriydi;
zıpkının ucundaki Ģey kıvranmaya baĢlamadan önce onu yukarı çekecek ya da buzun
içinde cebelleĢerek ölü fokun peĢinden derinlere dalacaktı. Hız, Donanma'nın ona hep
söylediği gibi; hız, her Ģeyin temeliydi.
Birlikte uğraĢıp ağır hayvanı delikten çıkardılar. Sessizlik, kuvvetli kollarından biriyle
ipi çekiyor, diğer elinde de bıçağıyla buzu yarıp deliği geniĢletiyordu.
Crozier'ın karĢılaĢtığı en kaygan Ģey olan fok ölmüĢtü. Hayvanın jilet gibi keskin
pençelerinden korunmaya çalıĢarak eldivenli elini bir paletin altına koydu ve ölü hayvanı