sırtlarının, buz bloklarının, küçük buzdağları ve büyük yarıkların ortasındaydı. Bu kahrolası
yüzlerce ayrıntıyı karıĢtıracağına emindi.
Sessizlik Ģimdi bu deliklerden birinin yanına çömelmiĢti. Crozier düzinelerce metre
ötedeyken, kız ona sessiz olmasını söyleyen bir mimik yaptı.
Sessizlik, elleri arasındaki ip Ģekilleriyle resimler yaparak fokun yaĢayan en ihtiyatlı
ve uyanık varlık olduğunu, bu yüzden de sessizlik ve gizliliğin fok avlamanın esasını
oluĢturduğunu anlattı. Bayan Sessizlik de adını buradan alıyordu.
Bir nefes deliğine ulaĢmadan önce, -onların orada olduğunu nereden biliyordu? Bayan Sessizlik, her seferinde bulup getirdiği geyik derilerini karda ve buzda ses
çıkartmamak için yere koyuyor ve ayağındaki kalın çizmelerle onların üstüne basıyordu.
Karanlıktaki nefes deliğine doğru, yavaĢ bir Ģekilde hareket ediyor, birkaç çatallı boynuzu
kann içine yavaĢça sokuyor ve bıçağını, zıpkınını, ipini ve diğer avlanma malzemelerini
hazırlıyordu. Bu sayede onlara ses yapmadan ulaĢabilecekti.
Kar-evi terk etmeden önce, Crozier giysilerinin hıĢırtı yapmasını önlemek için kol ve
bacaklarının etrafına tendon sırımları bağlamıĢtı. Ama deliğe yakın bir yerde yürürse,
fokun üstüne bir yığın teneke düĢüren beyaz adam beceriksiziiğiyle, fark edileceğini
biliyordu. Eğer aĢağıda bir fok varsa -ki Crozier buz yüzeyinin altını görmekte zorluk
çekiyordu- Sessizlik'in onun için bıraktığı altmıĢa altmıĢ geniĢlikteki geyik derisiyle
yavaĢça, dikkatlice ve dizlerinin üstünde gitmek zorunlu hale geliyordu.
Sessizlik nefes deliğini bulduktan sonra deliğin üstündeki karı bıçağıyla dikkatle
kaldırdı ve zıpkın milinin dipçiğindeki kemik kazma ile deliği geniĢletti. Sonra buzu
yoklayarak buzun altından üstüne çıkan derin bir kanal olup olmadığına baktı. Eğer yoksa
zıpkının atılma Ģansı düĢüktü, Ģimdi anlıyordu ve sonra yeniden küçük bir tümsek inĢa etti.
Kar yağmaya baĢlayınca, üstüne kar dolmaması için deliğin üzerini deri bir tülbentle örttü.
Sonra kemiğin en ince noktasındaki uzun misinayı bir baĢka kemiğin ucuna taktı ve bu
Ģeyi delikten aĢağı sarkıttı. Düzenin diğer ucunda da boynuz çubukları vardı.
Kız bekliyor, Crozier onu izliyordu.
Saatler geçti.
Rüzgâr çıktı. Bulutlar yıldızları örtmeye ve arkalarındaki arazinin üstünden kar
yağmaya baĢladı. Sessizlik orada, nefes deliğinin üzerine kapanmıĢ bir halde duruyordu.
Parkası ve baĢlığı yavaĢ yavaĢ karla kaplanıyordu, sağ elindeki sedef uçlu zıpkının ağırlığı
arkasındaki çatallı boynuz ile destekleniyordu.
Crozier onun farklı yollardan fok yakaladığını görmüĢtü. Birinde,' buzda iki delik
açıyor ve tam olarak foku tavlayıp kandırıyordu. Hayvanlar krallığının ihtiyat-ruhu fok
balığıydı; ama Sessizlik asıl merak edilenin fok balığının AĢil topuğu olduğunu Crozier'a
öğretmiĢti. Eğer Crozier, özel hazırlanmıĢ zıpkınını buzun altındaki delikten geçirebilirse
zıpkını hafifçe yukarı ve aĢağı hareket ettirerek ucundaki iki ufak kemiğin titreĢmesini
sağlamıĢ olacaktı.
Sonunda fok merakına yenik düĢecek ve bunun ne olduğunu anlamak için
çıkagelecekti.