Geçek Ġnsanların köylerinden binlerce avcı o Ģeyi öldürmek için gönderildi ve hiçbir
adam sağ dönmedi. Bazen Tuunbaq ölen avcıların cesetlerinden parçaları geri getirerek
ailelerle dalga geçiyordu. Kimi zaman farklı avcıların birbirine karıĢmıĢ baĢlarını,
bacaklarını, kollarını ve gövdelerini getirip bırakıyor bu da ailelerin ölüleri için uygun bir
cenaze töreni yapmalarını engelliyordu.
Sedna'nın ruh-yiyici canavarı, dünya üzerindeki bütün insan ruhlarını yiyecek
gibiydi.
Ancak, Sedna'nın umut ettiği gibi, gerçek insan gruplarından oluĢan binlerce
ġaman, soğuk kuzeyde toplandı. Sözlü mesajlar yolladılar ve sonra angakkuit'lerde,
ġaman topraklarında buluĢup konuĢtular, bütün dost nıhlara dua ettiler, yardımcı-ruhlara
görüĢtüler ve nihayet Tııunbaq\ yenmek için bir plan yapmaya koyuldular.
Bu, Ġnsan Gibi Yürüyen Tanrı'yı öldüremezlerdi. Havanın Ruhu Sila, Denizin Ruhu
Sedna bile talipek Tnıınbaa'ı öldüremezdi.
Ama onu kontrol altına alabilirlerdi. Onun güneye inerek buradaki insanoğullarını ve
bütün gerçek insanları öldürmesini engelleyebilirlerdi.
En iyi ġamanlar -angakkuitler- gaipten haber veren, düĢünce okuyabilen ve
düĢünce iletebilen en yetenekli kadın ve adamları seçtiler. En yetenekli kadınlarla en
yetenekli erkekleri, bugünkü gerçek Ġnsanların kızak köpeklerini daha iyi, güçlü ve akıllı nesiller yaratmak için çiftleĢtirdiği gibi, çiftleĢtirdiler.
Gaipten haber veren bu çocuklara sixam ieııa; gökyüzünün-ruh-sahipleri adını
verdiler ve gerçek insanları yok eden Tuun-baq\ öldürmeleri için aileleriyle birlikte onları
kuzeye gönderdiler.
Sixam iena'hr Tuunbaq ile doğrudan iletiĢim kurabiliyorlardı; ama Samanların
denediği, Tuıırngait, yardımcı-mh, diliyle değil, doğrudan Tuunbaq\n zihnine ve yaĢamruhuna dokunarak bunu baĢarıyorlardı.
Gökyüzünün-ruh-sahipleri gırtlaktan Ģarkı söyleyerek Tuun-baq\ teslim olması için
çağırmayı öğrendiler. Kendilerini Tıtıın-baq'h\ iletiĢim kurmaya adamıĢ bu kiĢiler, kıskanç
yaratığın, onları insanlarla konuĢmaktan mahrum eden koĢullarını kabullenmiĢlerdi. Katilyaratık tupilekin insan ruhlarını bir daha avlayamama-sına karĢılık gökyüzünün-mhsahipleri, insanların ve gerçek in-sanların artık en kuzeydeki karlı topraklarda
oturmayacağına dair Ġnsan Gibi Yürüyen Tanrı'ya söz verdiler. Ve canavar-yaratıkla-rın izni
olmadan Ġnsan Gibi Yürüyen Tanrının krallığında bir daha ne avlanacak ne de balık
tutacaklardı
Bütün gelecek nesillere, sixam ieııa ve gerçek insanların yakaladıkları balıkları, su
aygırlarını, fokları, geyikleri, tavĢanları, balinaları, kurtl