Sixam ieııa'lzr, Tuunbatjm topraklarının soluk benizliler -kabloona'ter— tarafından
iĢgal edildiğinde bunun sonun baĢlangıcı olacağını önsezileri sayesinde biliyorlardı.
Kabloona'hrm soluk ruhları tarafından zehirlenmiĢ olan Tııunbaq hastalanıp öleçekti.
Gerçek insanlar kendi yollarını ve dillerini unutacaklardı. Evleri sarhoĢluk ve kederle
dolacaktı. Erkekler nazik olmayı unutacak ve eĢlerini döveceklerdi. Doğacak çocukların
mumlarının kafası karıĢacak ve gerçek insanlar güzel hayallerini kaybedeceklerdi.
Tııunbaq, kabloona hastalığından öldüğünde, gökyüzünün-ruh-sahipleri bu soğuk,
beyaz toprakların ısınıp erimeye ve çözülmeye baĢlayacağını biliyorlardı. Buz olmadığı
için, kutup ayılarının evleri, dolayısıyla yavruları da olmayacak, sonunda öleceklerdi.
Balinalar ve suaygırları beslenecek bir yer bulamayacaklardı. KuĢlar çember halinde
dönecek ve yardım için Kuzguna yalvaracaklardı, çünkü yetiĢtikleri topraklar elden
gidecekti.
Bu gördükleri gelecekti.
Sixam ieua'lzr Tuunbaqne kadar korkunç olursa olsun, onsuz, bir geleceğin -ve
onsuz bu soğuk dünyanın— çok daha kötü olacağını biliyorlardı.
Ancak tüm bunlar yaĢanmadan önce, gökyüzünün-mh-sahip-leri olan büyücü kadın
ve adamlar Tuıınbaq ile sadece Sedna ve diğer ruhların konuĢabildiği gibi zihinden zihne
konuĢtukları için Ġnsan Gibi Yürüyen Tanrı onların önerilerini ve sözlerini dinledi.
Tuunbaq, bütün büyük inııat mhları gibi pohpohlanmayı seviyordu. Onların ruhlarını
yemek yerine tekliflerini yiyebilirdi.
Nesiller boyunca, sixam ieua büyücüleri yalnızca kendileriyle aynı yetenekteki diğer
insanlardan doğmaya devam ettiler. Yakın bir zamanda, bütün sixam ieua çocukları,
kendilerini sadece Tu-unbatfla konuĢmaya adadıklarını göstermek için, insanoğullarıy-la
konuĢma yeteneklerini kaybettiler.
Nesiller boyunca, sixam ieud\ar\n gerçek insanlardan daha kuzeydeki köylerde
yaĢayan (ve hâlâ Tuunba^tan çok korkan) küçük aileleri, evlerini daima kar-ve-buzul-kaplı
topraktan ve buz kalıplarından yaptılar. Bunlar daha sonra Tanrı'ya Yürüyen Ġnsanlar
olarak tanındılar ve konuĢan-ailelerinin dilleri de diğer gerçek insanların dillerinden daha
farklı bir değiĢim geçirdi.
Tabii ki, sixam ieuahr düĢünce-iletimi ve düĢünce-alımı vasıtasıyla konuĢulan
büyücü dilleri; quamaniq ve angakkua dıĢında hiçbir dili konuĢamıyorlardı. Ama onlar hâlâ
insanlar, bu sayede gerçek insanlarla konuĢabiliyorlar ve ailelerine bağlılar. Gerçek
insanlar ile konuĢabilmek için, sixam ieua adamları özel bir iĢaret dili kullanıyorlar ve sixam
ieua kadınları da iletiĢim için annelerinin onlara öğrettiği ipten Ģekiller yapılan oyunları
kullanıyorlar.
Köyümüzü terk etmeden, Ve buzların üzerinden gidip, Evlenmem gereken adamı
bulmadan önce, Kürekler temizken,
Babam karanlık taĢı, aumaa'yı, almadan, Ve her bir küreği iĢaretlemeden önce,
Arkamızdaydı